Bu iki bölge yarım asır içinde hep savaşlar yaşamış, binlerce insan hayatını, yerini yurdunu kaybetmiş ve yaralanmıştır. Tahribat ve maddi zarar milyarlarca dolar olmuştur. Tarihlerine göre savaşlar şu şekildedir:
1980-1988: İran-Irak Savaşı: Sekiz yıl süren, Orta Doğu'yu sarsan uzun ve yıkıcı bir savaş.
1982- İngiltere-Arjantin’e karşı Falkland Adalarını ele geçirme saldırısı
1990-1991: 1. Körfez Savaşı: Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrası ABD öncülüğündeki koalisyonun müdahalesi.
1992-1995: Bosna Savaşı: Eski Yugoslavya'nın dağılmasıyla yaşanan soykırım ve çatışmalar.
1994-1996: I. Çeçen Savaşı: Rusya ile Çeçenistan arasındaki ilk büyük çatışma.
1998-1999: Kosova Savaşı: Yugoslavya'nın Kosova'ya müdahalesi ve NATO müdahalesi.
2001-2021: Afganistan Savaşı: 11 Eylül sonrası ABD'nin Taliban'a karşı başlattığı uzun çatışma.
2003-2011: Irak Savaşı: ABD'nin Irak'ı işgali ve Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesi.
2008-… Rusya’nın Gürcistan’a müdahalesi
2011-… Suriye İç Savaşı: Arap Baharı sürecinde başlayan ve bölgesel/küresel aktörleri içine çeken iç savaş.
2014 Mart Rusya’nın Kırım’ı ilhakı
2014-… Yemen çatışması ve IŞİD’i yenmek için Küresel Koalisyon’un faaliyetleri
2020: Karabağ Savaşı: Azerbaycan'ın topraklarını geri aldığı 44 günlük çatışma.
2022-Dev. Rusya-Ukrayna Savaşı: Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle başlayan küresel etkili
savaş,
2025-13.Haz İsrail, İran’a saldırdı (12 gün savaşı)
2025-… Hindistan-Pakistan çatışması
2026-28 Şub İsrail İran’a ABD ile birlikte saldırdı.
Yemen’deki çatışmalar fırsat doğdukça, eski egemenlik alanlarını kaybetmemek veya yeniden ele geçirmek isteği ortaya çıktıkça (Falkland Adaları, Kırım ve Gürcistan, Keşmir Sorunu), ya da emperyalist güçlerin ekonomilerinde zafiyet oluştukça yeni kaynak yaratma ve açığı kapatma amacıyla suni sebeplerle savaşlar yaratılır. Yukarıdaki savaşların çıkış nedenleri tek tek ele alınır ve araştırılırsa bu olgu net olarak görülebilir.
ABD-İsrail ittifakına karşı İran’ın durumu
ABD’li savunma uzmanı Douglas Bandow, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta gelişmelerin Washington yönetiminin öngördüğü çerçevenin dışına çıktığını, İran’ın ilk saldırılar karşısında hızla çökeceği varsayımının gerçekleşmediğini söylemiştir.
Başkan Donald Trump’ın, İran’ın ilk aşamadaki saldırılara direnemeyeceğini düşünmüş ve stratejiyi kısa sürede sonuç alma beklentisi üzerine kurmuş olabilir. Ancak harp sahasındaki gelişmeler bu öngörüyü doğrulamamıştır.
Gerek İran’da İsrail’in saldırısıyla gerekse İsrail’de İran’ın saldırısıyla vurulan nükleer merkez veya tesisler kaygı uyandırmaktadır. İş bu noktaya varınca asıl önceliği İran’daki siyasi yapıyı değiştirmek olan ABD, İran’ın yalnızca kendi topraklarında değil, bölgedeki komşularına yönelik saldırılar gerçekleştirmesinin ABD açısından beklenmeyen bir gelişme olduğunu anlamış ve başka ülkelerden destek arayışına girmiştir.
İsrail ve ABD’nin karşısında olan diğer güçler
ABD-İsrail saldırılarını kınayan Hamas, yayımladığı bildiride Müslüman birliği çağrısında bulundu ve İran ile dayanışma içinde olduğunu açıklamıştır. Hizbullah: ABD-İsrail saldırılarını kınayan Hizbullah, "Amerikan ve İsrail düşmanının büyük bir tokat yiyeceğinden ve bu zalimane, suç teşkil eden saldırganlığından başarısızlıktan başka bir şey elde edemeyeceğinden eminiz." açıklamasında bulunmuştur. Husiler: Kızıldeniz'deki çatışmalarını tırmandırma tehdidinde bulunarak Kızıldeniz'de ABD ve İsrail bayraklı gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yeniden başlatma kararı almıştır.
Irak Hizbullah Tugayları, yakında ABD üslerine saldırmaya başlayacakları" tehdidinde bulunmuştur. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, üst düzey bir Peşmerge komutanı, kuvvetlerinin teyakkuzda olduğunu ve "her türlü ihtimale karşı hazırlıklı" olduklarını belirtmiştir.
İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu: Temsilciler; siyasi ve askeri kararları ortaklaşa koordine ettiklerini ve yeni bir aşamaya hazırlandıklarını belirterek, kuvvetlerinin "İran'ın derinliklerinde" ve İran-Irak sınırı boyunca konuşlu olduğunu, durumun gelişimine göre yanıt vermeye hazır olduklarını iddia etmişlerdir.
Savaş dünya ekonomisi üzerinde
*** Petrol rafinerileri, limanlar veya boru hatlarına yönelik saldırılarla ülkedeki ekonomik yapı tamamen bozulabilir,
***Dünya petrol fiyatlarında artışlar olabilir, Bu durum bölge ülkelerinin ve özellikle de Türkiye’nin ekonomisini çok etkiler,
***Hürmüz Boğazı’nın açılmaması İran’ın ithal ettiği kritik mallarının tedarik zincirlerinin kırılmasına ve aksamalara yol açar…
Çoğumuz savaşı gün gün izliyoruz. Patlamalar, yaralanmalar, binaların çökmesi elbette hepimizi üzüyor. Ancak savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerini şimdilik pek konuşmuyoruz. Ülkemizde her gün yapılan akaryakıt zammı 5 Tl şeklinde artışlar kaydetmektedir. Harp sahasındaki fizikî savaş, bize ekonomik savaş olarak yansımaktadır.