Menü Yarımada Gazetesi
GÜLDEN SÖKELİOĞLU

GÜLDEN SÖKELİOĞLU

Tarih: 13.03.2026 09:24

Kuyu!

Facebook Twitter Linked-in

       Kuyular çeşitlidir: kimisi su kuyusudur, kimisi petrol kuyusu, kimisi de kör kuyudur. 

 

       Eski savaşlarda toprakları istila eden düşman kavimler, içme suyundan yararlanmasın diye kuyular ya taşla doldurulur ya da zehirlenirmiş.

 

          *

       Osmanlı padişahı 1.Ahmet zamanında sadrazamlık yapan Kuyucu Murat Paşa(1585-1611) yaklaşık 5 yıl süren görevi sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerinde devlete karşı ayaklanan isyancıları(Celali isyanları) ve onlara destek veren kişileri kadın, erkek, çocuk demeden öldürüp ya da canlı olarak kuyulara attırdığı için "Kuyucu" ünvanı verilmiş. Öldürdüğü kişilerin 30 bin dolayında olduğu belirtilir. Kuyucu Murat Paşa'nın çok soğukkanlı ve acımasız biri olduğu söylenir.(1) 

 

       *

       Petrol kuyularına sahip olan ülkeler için bu durum hem bir zenginlik hem de savaş sebebidir. 

 

       Bugün en zengin petrol kuyularına sahip olan Venezuela'nın devlet başkanı, ABD'nin yaptığı baskınla yatak odasından kaçırıldı ve ABD'ye götürüldü, ülkede yönetim değiştirildi. Böylece Venezuela'nın zengin petrol kuyuları ABD'nin yönetimine geçti. 

 

       Zengin petrol yataklarına sahip olan İran'a karşı ABD ve İsrail'in saldırması, karşılıklı atılan füzeler ve saldırılarla petrol rafinerileri yanıyor, masum insanlar ve çocuklar öldürülüyor.

 

       Bu kadar vahşet ve cehennem ateşi niçin yaşanıyor? Yeraltı zenginlikleri hangi ülkede çıkıyorsa oraya aittir.

 

       Korsanlık yaparak, yeraltı zenginliklerine el koymak, 21.Yüzyılda yaşanmamalı. 

 

          *

 

       1215 yılında İngiltere'de yayınlanan 'Magna Carta Libertatatum'- 'Büyük Özgürlük Fermanı' ile kralın yetkileri sınırlandı ve vatandaşların da hakları olduğu kabul edildi. 

 

       1789 Fransız İhtilali sonunda yayınlanan (26 Ağustos 1789)'Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi' ile  eşitlik, özgürlük, insan hakları ve demokrasi kavramları ortaya çıkmıştır. 

 

       Fransız İhtilali'nden önce, ABD Bağımsızlık Bildirisi 4 Temmuz 1776'da yayınlandı. Buna göre; Bütün insanlar eşittir. Tanrı'nın insanlara bahşettiği haklar: yaşam, özgürlük ve mutuluğa erişme haklarıdır.(2) 

 

          *

 

       Yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişme hakları, sadece Amerikalılar, Fransızlar ve İngilizler için değil, tüm dünya halkları için de geçerli olmalı. 

 

       Dünya üzerinde yaşanan savaşlar, vahşetler, katliamlar, insanlar ve toplumlar üzerinde travma yaratmakta; gelecek kaygısı, depresyon ve mutsuzluk yaşanmaktadır. 

 

       Batılı, modern, gelişmiş ve medeni  devletlerin başka ülkelere yaptıkları ne insan haklarına, ne demokrasiye, ne de medeniyete sığmaktadır.

 

       Günümüzde, 'Gücü gücü yetene' kuralı ya da 'Orman Kanunu' uygulanmaktadır. 

 

       Güçlü ama kural tanımayan, sadece kendi çıkarını düşünen devletlere karşı dünyanın diğer devletleri ve halkları birleşmeli ve bu zulmü durdurmalıdır.

 

       Aksi takdirde kanla, petrolle ve yeraltı zenginlikleriyle büyüyen ve ejderhaya dönüşen ABD ve İsrail, bütün dünyayı yutacak ve insanlığı yok edecek. 

 

          *

 

       Mitolojiye göre; İlkçağ, Anadolu Medeniyetleri'nden biri olan Friglerin ünlü kralı Midas'ın bir sırrı varmış: gittikçe büyüyen kulaklarıymış. Bu sırrı sadece kralın berberi bilirmiş. Kral Midas, berbere, "eğer bunu başkaları duyarsa seni öldürürüm" demiş. Berber, kralın sırrını içinde tutamamış, kör kuyuya (su olmayan, kapalı kuyu) 

"Midas'ın kulakları eşek kulakları" diye defalarca seslenmiş. Sonunda kuyudan başka kuyulara ses yayılmış ve tüm ülkede yankılanmış. Tabii bu arada kralın sırrını açığa çıkardığı için  berber de öldürülmüş. 

 

          *

 

       ABD, İsrail ve onlara destek veren tüm ülkelerin diğer mazlum ülkelere yaptığı haydutluğu herkes haykırmalı ve tüm dünyaya yayılmalıdır. 

 

Kaynak:

(1), (2)- Wikipedia


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —