GÜLDEN SÖKELİOĞLU

Tarih: 03.01.2026 08:32

SON YAPRAK

Facebook Twitter Linked-in

 
Üstteki fofoğrafı evimin penceresinden çektim. Bu görüntü, bana okuduğum bir öyküyü anımsattı. 
         *
Odanın pencere kenarındaki yatağında günlerdir hasta yatan genç kız, yattığı yerden bahçedeki ağacı gözetler ve her gün sabah uyandığında sayı sayar, sayı sürekli azalır ve "20-17-15-10-7-5-3-2-1" diye söylenir. Ev arkadaşı, 
"Ne sayıyorsun?" diye sorunca, O' da, 
" Ağaçtaki yaprakları sayıyorum, eğer o tek yaprak da düşerse ben de öleceğim", der.
 
Hasta olan arkadaşını teselli etmek için, " öyle şey mi olur?  İyileşeceksin" der ve dışarı çıkar. Apartmandan çıkarken en altta oturan yaşlı bir ressamla dertleşir ve hasta arkadaşının söylediklerini ona anlatır. Evden çıkan genç kız, epeyce yürür, arkadaşının iyileşmesi için tanrıya yalvarır. 
 
Geç vakit eve döndüğünde arkadaşını sararmış bir şekilde bulur. Onu biraz olsun canlandırmak için tavuk çorbası yapar ve 2-3 kaşık çorbayı zorla içirir. Arkadaşının iyileşmesi konusunda umutları yok olmaya başlamıştır, artık. 
 
       Ertesi sabah uyanan hasta kız, pencereden ağaca bakar; gece esen o kadar fırtına ve yağmura rağmen ağacın dalındaki son yaprağı görünce umutları yeşerir ve iyileşeceğine inanmaya başlar. Arkadaşına sevinçle seslenir, " iyileşeceğim, akşam yaptığın çorbadan getir" der. Çok sevinen arkadaşı çorbayı ısıtır ve getirir. Çorbayı iştahla içen hasta kız, çok mutludur. O'nu hayata bağlayan, dalından düşmeyen tek yeşil yaprak olmuştur. 
 
       Hasta kızın arkadaşı, pencereden bakınca dışarıda kalabalık görür. Aşağı inip baktığında en alt kattaki yaşlı ressamın  sağlık görevlileri tarafından sedyeyle çıkarıldığını görür. Ne olduğunu sorunca, zaten hasta olan ressamın öldüğünü söylerler. Çok üzülür. Ressamın evinin  içinde boyalar, fırçalar, ipler, merdiven ve tablolar birbirine karışmış durumdadır. Komşusu, genç kıza şöyle söyler:" Gece fırtına ve şiddetli yağmurda dışarı çıkmış, zaten zatürreydi, çok ıslandığı için hasta ciğeri dayanamamış ve ölmüş." Durumu fark eden genç kız, ağaca bakar, son yaprağın dala yapıştırıldığını ve yeşile boyandığını fark eder. 
 
       Hasta kızın ölmesini istemeyen yaşlı ressam, onu hayata bağlamak için gece şiddetli fırtına ve yağmura rağmen merdivenle ağaca tırmanmış, yaprağı boyamış ve dala yapıştırmıştır. Hasta kızın  umudunu çoğaltmak için kendisini feda etmiştir. 
 
          *
       Bu acıklı öyküdeki son yaprak; insanların yaşadıkları tüm olumsuzluklara rağmen hayata bağlılıklarını simgelemektedir. 
       Son yaprak;
direnci, yaşama bağlılığı ve umudu  anlatmaktadır... 
       Son yaprak;
 daha iyi ve yaşanası bir ülke bırakmak için kendini feda eden güzel insanların var olduğunu, göstermektedir... 
       Son yaprak, geride kalanlar daha iyi yaşasın diye hiç düşünmeden idealleri uğruna idam sehpasına giden gençlerin destanıdır... 
       Son yaprak; Kurtuluş Savaşı'nda bütün yokluklara rağmen düşmana karşı topyekün savaşan bir milletin adıdır... 
       Son yaprak, vatanı savunmak için hiç düşünmeden şehadet şerbetini içen  Mehmetçiklerin adıdır...
        Son yaprak, vahşi madenciliğe karşı, doğaya ve toprağına sahip çıkmaktır.
               Toplum huzurlu ve güzel yaşasın diye her türlü eziyete, zulüme katlanan iyi insanlar sayesinde kötülükler sona erecek, huzur ve refah  eğemen olacaktır. 
       Ya şama sevincini arttıran  iyi ve güzel insanların çoğalması...
       Ve...Umutların çiçek açtığı, güzel bir yıl olması dileğiyle.
 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —