Fırsatçılar
Anadolu toprakları istilâlar gördü, Anadolu insanının büyük emekler sarf ederek yetiştirdiği ürün ve hayvanları elinden aldılar, hatıralarını yok ettiler. Osmanlı döneminde İstanbul yangınları nice ocağı söndürdü, kültürel mirasın günümüze taşınmasını engelledi. Günümüze gelirsek; benim kuşağım ve daha önceki yaşlı kuşaklar darbeleri gördü, iktisadi krizleri yaşadı, depremlere maruz kaldı. (Üstelik ben emekli olmadan önce ilk depremde fiilen görev almış, emekli olduktan sonra da Yalova depremi nedeniyle Beşiktaş Kaymakamlığında gönüllü olarak çalışmıştım).
Benim kuşağım, Kıbrıs ve Körfez Harekâtlarını, Güneydoğu sınır ötesi operasyonlarını, kolera salgınını gördü, yaşadı. Kolera salgınında da bir limonu beş liradan satanlar, pandemi döneminde Pendik’te sahte maske üretenler, sokağa çıkma yasağının başladığı ilk gecede ekmeği 5.00 TL’den satanlar ortaya çıktı.
Fırsatçılık sadece bugünkü depreme mi mahsus? Hayır, dün de vardı… İstanbul’un ahşap evlerle dolu mahallelerinde sık sık yangınlar çıkıyor, maddi zararların yanında insanların hatıraları da yanıyordu. Tulumbacılar yangın yerine geldiğinde mal sahibinden bahşiş verip vermeyeceğine göre yangına hemen veya gecikmeli olarak müdahale etmişler.
Günümüzün depreminde de bir emniyet görevlisinin bile depremzedeler için gönderilen birçok malzemeyi evine taşıdığı haberlerini okuduk.
Bugüne miras olarak kalabilecek çeyiz sandıkları, el örgüsü işler, para keseleri, masa örtüleri, oymalı-kakmalı rahleler, mücevher kutuları, perdeler, kıyafetler… Ateş, bunları yuttu, o asırların güzelliklerini ve zenginliklerini bizlerden esirgedi. Ateş de fırsatçıydı… Bakın, kimler nelerden yararlanmaya kalkmışlar:
Hükümler / Emirler
Başbakanlık Osmanlı Arşivi kayıtlarından:
1.İstanbul kaymakamı, mollası, sekbanbaşı ve hassa bostancıbaşısına hükümdür:
İstanbul’da çıkan yangından dolayı bazı fırsatçıların zahireyi saklamalarına, evleri yüksek fiyata kiraya vermelerine, ev yapımı için malzemeleri, amele için yüksek fiyat istemelerine engel olunarak ve gasp edilen eşyaları varsa bulunarak sahiplerine iade edilerek mağdurların daha fazla sıkıntı çekmelerinin önüne geçilmesi. (H-29-08-1130, A.DVNS. MHM. d, 128, 137)
2.Halep mollasına, mütesellimine, muhassılına, kethüdayerine, yeniçeri serdarına, vilâyetileri gelenlerine ve iş erlerine: Halep Valisi Vezir İbrahim Paşa şark seferine memur olduğu için bir takım fırsatçıların eşkıyalığa kalkışmaları muhtemel olduğundan dikkatli olunarak her türlü tedbirin alınması. (H-20-10-1136, A. DVNS. MHM. D. 132. 99)
3.Dersaadet’in yıllık ihtiyacı olan kömürün zamanında, belirlenen fiyat ve kalitede temin ve nakliyle, fırsatçılara meydan verilmemesi hususunda gerekli tedbirin alınmasına dair Silivri kaymakamına emir… (H-05-07-1264, A.MKT, 132, 86)
4.Bazı muhtekirlerin fukara ahaliye mühürlü belgeler düzenleyerek fahiş fiyatlarla tahsilat yaptıkları hatta mahkemelerde bir çift öküzüne kadar el koydurarak halkı perişan durumda bıraktıkları tespit olunmuştur. Bu fırsatçılara karşı Bolu ve kazalarındaki davalara müdahil olarak herkesin aldığı borç ne ise sadece onu ödemelerinin sağlanması, halkın her türlü yolsuzluktan kurtarılması… (H-14-03-1282, MVL, 712, 15)
5.Adana’nın başlıca mahsulatı olan pamuğu çeşitli fırsatçıların hilelerinden korumak üzere fabrika mahallerinde memurlar vasıtasıyla muayene ettirmek için gerekli tedbirlerin alınması. (H-08-07-1311, DH. MKT. 180, 29)
