Tabyalarımızın devre dışı kalması
3’üncü Tümen’e ait olan iki İngiliz gemisi Triumph ve Prince George, A hattının kıç omuzluklarında yerlerini almış, Rumeli, Mesudiye ve Yıldız tabyalarını hedeflemişlerdi. Rumeli merkez bataryaları yoğun ateş altındaydı. Mermilerin çoğu tabyalarımıza isabet etmiş, telefon hatlarını bozmuş, yangınlar çıkarmıştı. Rumeli Mecidiye Tabyası, topçuların şehit olmasıyla devre dışı kalmıştı.
Planın ikinci aşamasında Türk bataryaları üzerinde yeteri kadar üstünlük sağlanabilseydi Albay Hayes Sadler komutasındaki 2’inci Tümen devreye girecekti. Ocean, Irresistable, Albion, Vengeance, Swiftsun ve Majestic’ten oluşan 2’nci Tümen, 3’üncü Tümen’in yerini alacak ve B Hattından son olarak yakın muharebe yapılarak mayın hatlarını savunan toplar tahrip edilecek, bombardımandan hemen sonra mayın tarama işlemlerine başlanacaktı.
Kruvazörlerin devre dışı kalması
3’üncü Tümen’in yerini alacak olan 2’nci Tümen gelmeden önce beklenmedik bir şey oldu. Saat 14.00’e doğru Suffren büyük bir hızla Boğaz’ı terk etmekte ve Bouvet de onu izlemekteydi. A hattını geçmek üzereyken Fransız gemisi Bouvet’de bir iki patlama oldu ve Anadolu Hamidiye tabyasının ateşleri altında 3 dakikada sulara gömüldü.
Derin bir şaşkınlık yaşanıyordu. Queen Elizabeth ve Agamemnon dışındaki bütün gemiler ateşi kestiler. Muhripler ve istimbotlar personeli kurtarmaya gittiklerinde 20 kişi kurtarılabilmiş, 603 kişi sulara gömülmüştü. Bu arada 12.30 sularında Goulois isabet almış ve ağır yaralarla Boğaz’ı terk eder duruma gelmişti.
15.30 sularında mayına çarpan Inflexible’ın durumu kötü olmasına rağmen yoğun çabayla Bozcaada’ya ulaşmış, 2’nci Tümen’deki İngiliz gemileri, 3’üncü Tümen’in yerini aldığında bu manzara ile karşılaşmıştı. Saat 15.00’te Rumeli Hamidiye daha sonra da Namazgâh tabyaları aldıkları isabetle savaş dışı kalmışlardı.
Anadolu Hamidiye tabyası hasar görmemişti. Irresistable’a ateş ediyordu. Saat 15.14’te İrrisistible’ın yanında korkunç bir patlama duyuldu. Saat 16.15’te tabyalardan gelen ateşten uzaklaşmak isterken bir mayına çarptı. Bu bölgede bir gece önce Nusrat’ın döktüğü mayınlar hiç hesapta yokken can alıyordu.
Geri çekilme
Bölgenin mayınlı olduğunu anlayan Amiral de Robeck 2’nci Tümenin geri çekilmesi için emir verdi. 18.05’te geri çekilirken Ocean da mayına çarpmıştı. Güçlü top ateşine rağmen Ocean’ın personeli muhripler tarafından kurtarıldı.
18 Mart’ta yaşananlar şaşkınlık yaratmıştı. Lord Fisher gibi ordusuz bir donanmanın başarıya ulaşamayacağını söyleyenler haklı çıkıyor, yaşananlar ise yeni harekât planları yapılmasını gerektiriyordu. Düşmanın mayın tarayıcıları ancak dokuz mayın kuşağının ikisini temizleyebilmişlerdi. Son gece Karanlık Liman’a dökülen mayınlar, düşmanın önce ikinci hattında sonra da diğer hattındaki üçer muharebe gemisinin saf dışı kalmasına neden olmuştu. Bir günlük muharebede düşman, 18 muharebe gemisinin üçü batmak ve üçü ağır yaralanmak suretiyle altısını kaybetmişti.
Deniz muharebesinin sonucu
1.Bu savaşta Türklerin elinde 78 adet ateşli top olmasına rağmen müttefiklerin elinde 274 adet gemi topu vardı.
2.Alman tahkim heyetinin Boğaz’ın içinde kuvvetli bulunulması tezini savunup uygulama düşüncesi doğru çıkmıştı.
3.Bu harekâtta adî ateşli toplar zırhla, seri ateşli toplar ise toprakla mücadele etmiştir.
Buna göre başarı kale toplarının eğitimli Türk topçularının elinde bulunması ve istihkâmcılarımızın mayın dökmedeki ustalığı zaferi getirmiştir.
4.Yalnız donanma ile Boğaz’ın geçileceğinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Kısa süre için başarı elde edilse bile stratejik hedefin elde edilmesinde başarı sağlanamamıştır.
5.18 Mart öncesinde de Boğaz’a yapılan bombardıman Türkleri sadece ikaz etmiş, başka yarar sağlamamıştır.
6.Stratejik hedefin (İstanbul) ele geçirilmesi için bir kara harekâtının zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Denizaltı Faaliyetleri
1915’ de denizaltı denilen silah, henüz deneme aşamasındaydı. Bu yeni silahın büyüklüğü, hızı, şekli, silahları kullanma tekniği ve en önemlisi personelin dayanma gücü tartışılan konulardı. Müttefik denizaltılarının, mayın tertibatlarına düşmeden, deniz dibi akıntılarına kapılıp sürüklenmeden, sahildekilere görünmeden Çanakkale Boğazı’nı geçenlere Marmara’da önemli görevler düşüyordu.
10 kulaç derinlikte Marmara’dan Ege’ye tatlı su akıntısı vardı. Bu akıntı Boğaz’ı geçmeye çalışan denizaltıları şiddetle sallıyor, sağa sola savuruyordu. Böylece gemi kontrolden çıkıyor, paniğe kapılan kaptanlar denizaltıyı su üstüne çıkarıyor, çıkar çıkmaz da Türk toplarının hedefi oluyorlardı. Gelibolu kara muharebelerinin başlamasına kadar denizaltıların Boğazı geçme denemeleri de başarılı olamamıştı.
Çanakkale Deniz muharebelerinde destan yazarak ağır deniz topçusu ateşlerine göğüslerini siper eden ve şehit düşen yiğit topçularımızı; daha sonraki kara muharebelerinde göğüs göğüse muharebe ederek şehit düşen şanlı piyade ve topçularımızı; öngörüsü ve uyguladığı taktiklerle harbin seyrini değiştiren Mustafa Kemal’imizi ve tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyor, önlerinde saygıyla eğiliyorum. Nurlar içinde yatın.


