• BIST 100

    16696,88%1,56
  • DOLAR

    43,50% 0,06
  • EURO

    51,51% 0,16
  • GRAM ALTIN

    7104,26% 2,84
  • Ç. ALTIN

    11786,68% 0,00

İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi: Yapı stokumuz yeni bir depreme hazır mı?

İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi: Yapı stokumuz yeni bir depreme hazır mı?

GÜNDEM 16.08.2018 08:22:28 450 0
İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi: Yapı stokumuz yeni bir depreme hazır mı?
İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi 17 Ağustos Gölcük merkezli depremin 19. yıldönümü dolayısıyla bir basın toplantısı düzenlendi: Oda yetkilileri basın toplantısında yaptıkları açıklamada; “17 Ağustos Gölcük merkezli depremin üzerinden 19 yıl geçti. Yapı stokumuz yeni bir depreme hazır mı?” diye sordu.
 
İnşaat Mühendisleri Odası Bodrum Şubesi’nden yapılan açıklamada şu hususlara değinildi: İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız.17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremleriyle ortaya çıkan her acının yükünü kalbimizde taşıyoruz. Yapı üretim sürecinin asıl unsuru olan bir meslek Odası olarak, başta yerel ve merkezi düzeyde ülkemizi yönetenler olmak üzere; her kurum, kuruluş ve imza sorumluluğunu üzerinde taşıyan her insanın bu günlerde bir kez daha düşünmesini istiyoruz.
Türkiye, bir deprem ülkesidir. Bir doğa olayı olan depremin afete dönüşmesi ve bu durumun bir türlü önlenememesi sorunun ana kaynağını oluşturuyor. İzlenmesi gereken tek yol; yapıların, mesleki derinliği olan, ahlakı ve etik anlayışı yüksek meslek insanları tarafından, mühendislik bilimine ve “Deprem Yönetmeliklerine” uygun olarak tasarlanması ve üretilmesidir.  Ayrıca standartlara uygun malzemeler kullanılarak etkili bir denetim mekanizmasının da uygulanması gerekmektedir.
 
Depremden sonra görüldü ki, sorun sadece önlenemez veya önlenmeyen göç ve bunun getirdiği gecekondulaşmayla açıklanamayacak kadar büyük. Kaçak yapılaşmanın olağan sayıldığı ülkemizde, ağır hasarlı binaların arasında devlet daireleri, hastane ve okulların da bulunması; sorunun sadece bir imar sorunu değil, daha farklı boyutlarının olduğunu da açıkça ortaya koydu. 
 
İnşaat Mühendisleri Odası’na göre temel sorun; plansızlık, çarpık kentleşme, yapı üretim sürecinin ve mesleki uygulamaların niteliksizliği ve denetimsizliğinden kaynaklanıyordu.
 
Sorun, depremin kendisi değil doğurmuş olduğu sonuçlardır.
 
ŞANTİYE ŞEFLİĞİ, YAPI RUHSATLARI  VE  YAPI DENETİMİ
 
İnşaat ve yapı sektörünün işleyişini ve sorunlarını tam olarak çözemeyen, ilgili kurumlara, üniversitelere, meslek odalarına danışılmadan alelacele hazırlanan yapı denetim kanunu, sorunu çözmek bir yana, kendisi sorun olarak gündemdeki yerini aldı. Yıllar yılı ekonomi ve siyasetin en büyük finans kaynaklarından olan inşaat sektöründeki payın bölüşülmesi kimsenin işine gelmezken, tüm sorumluluk tek başına, üstelik hiçbir yaptırım gücü olmayan yapı denetim kuruluşları ile mühendis ve mimarların üzerinde kaldı.
 
Uzmanlıkların dikkate alınmadan şantiye şefliğinin görevlendirilmesi, bilime ve bilgiye aykırıdır. 
 
Yine yakın bir zaman önce ruhsatlardan mühendis ve mimarların imzasının kaldırılmış olması sahteciliğe neden olacağı gibi,  mesleki yetkinliği de zaafa uğratacaktır.
 
PLANLAMA VE KENTSEL DÖNÜŞÜM
 
Hafif hasarla atlatılması gereken depremlerde dahi, yapıların kullanılamaz hale gelmesi ve can kayıplarına yol açması, mevcut yapılardaki tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir. Ülkemizde yaklaşık yirmi milyon yapı bulunmakta, ancak bu yapı stokunun ayrıntılı bir envanteri çıkarılmadığı için, depremde bir bütün olarak nasıl bir davranış sergileyeceği bilinmemektedir. Bilinen, mevcut binaların % 67`sinin ruhsatsız, % 60’ının 20 yaşından büyük olduğudur.
                                                                                                                                                        
Depreme karşı kentlerimizi, binalarımızı hazır hale getirmek iddiasıyla başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin, bu amaca ne kadar hizmet ettiği tartışmalı olmakla birlikte, kamu binalarının akıbeti ise belirsizliğini korumaktadır. “Riskli alan”, “riskli yapı” belirlenmesindeki adaletsizlik, keyfilik ve hukuksuzluk, mağduriyetler ve hak kayıplarına yol açmaktadır. Depreme karşı yapı stokunu güvenli hale getirmek iddiasıyla başlatılan kentsel dönüşüm uygulamaları, yeni sorun alanları yaratmaktadır. 
 
Kentsel dönüşüm projeleri, kentsel rantın en yüksek olduğu bölgelerden başlamıştır.
 
Bütünlüklü bir planlama yerine, parçacı bir anlayışla yapılar yıkılıp yeniden yapılmakta, dolayısıyla kentlerin tüm teknik ve sosyal altyapı sorunları ile birlikte iyileştirilmesi olanağını ortadan kaldırmaktadır. 
 
YIK-YAP anlayışı kentsel dönüşümün temel mantığı olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
Kentlerimiz, inşaat projelerinin birer “ARAZİSİ” haline dönüşmüştür.
 
Kentsel dönüşüm; sosyal adalet, sosyal gelişim, sosyal bütünleşme, tarihi ve kültürel mirasın korunması, zarar azaltma ve risk yönetimi ile birlikte kapsamlı ve bütünleşik bir şekilde ele alınmalıdır.
 
İMAR AFLARI - İMAR BARIŞI!
 
Türkiye’de gecekondulaşma süreci, ihtiyaç sahiplerinin barınma ihtiyacını karşılamaya dönük masum bir çaba olarak başlamıştır. Bu durum zamanla örgütlenmiş bir mafya tasarrufu olarak şekillenmiştir. İşin içerisine oy alma ve siyasi kaygılar da girince “AF KONUSU” her seferinde “bu son denilerek” defalarca yenilenmiştir.
İmar Barışı” denen bu afla, deprem güvenliği, mühendislik ve mimarlık mesleği hiçe sayılarak, toplumun can ve mal güvenliği yapı sahibinin "beyanına" teslim edilmiştir. Su havzaları, dere yatakları ya da hazine arazilerine yapılmış kaçak yapılar da bu af kapsamına alınmıştır. 
Ayrıca, tüm yasal kurallara uyarak onun bedelini ödeyen konut ve yapı sahipleriyle birlikte, işini doğru yapan mühendis ve mimarlar da cezalandırılmıştır. Değerler sistemi bir kez daha ayaklar altına alınmıştır.
 
17 Ağustos 1999 ve 2011 Van Depremlerinden bile hiçbir dersin çıkarılmadığı görülmüş, para ve oy uğruna halkımızın can ve mal güvenliği tehlikeye atılmıştır.
 
YAPI STOKUNUN MEVCUT DURUMU VE YAPI ÜRETİM ANLAYIŞI
 
17 Ağustos 1999 tarihinden bu yana 19 yıl geçmesine rağmen, her an deprem tehlikesi ile karşı karşıya olan ülkemizde, kısa süreli ve acil olan bazı önlemlerin bile alınamadığı, oy ve para uğruna var olan risklere yeni risklerin eklendiği görülmektedir. Üzülerek söylemek gerekir ki; deprem güvenliği bakımından 1999 yılından daha iyi durumda değiliz.
 
Yapıları depreme karşı hazırlamanın iki yolu vardır:
 İlki; mevcut yapı stokunun durumu tespit edilerek iyileştirilmesi, onarılması, güçlendirilmesi veya yeniden yapılmasıdır.
 
İkincisi; yeni yapılacak olan yapıları, bilim, teknoloji ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda yapmaktır. Planlama ve tasarım aşamasından, yapının kullanıma açılmasına kadar, tüm süreç mesleki yeterliliğe sahip mühendisler tarafından yönetilmeli ve denetlenmelidir. Ayrıca, risklerin transfer edilmesi bakımından yapı sigortası ve mesleki sorumluluk sigortası yapılmalıdır.
 
SONUÇ OLARAK ; 
 
•Bugüne kadar bilinen bilgiler ve var olan teknolojilerle, fayların bulundukları yerleri bilmek mümkündür. Fakat fay hattının kırılacağı yeri ve fayların üreteceği depremin zaman ve tarihini bilmek mümkün değildir.
 
•Hiç kimse bize 1999 depremlerinden sonra bilgi eksikliğinin olduğunu söyleyemez. Yeni bir “Bina Deprem Yönetmeliği” yayımlandı. Zemin durumunu ve fay hatlarını biliyoruz. Artık “ULUSAL DEPREM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANINI-UDSEP 2023”ü güncelleyerek uygulamaya koymak gerekiyor.
 
•Mesleki Yetkinliği temel alan “YETKİN MÜHENDİSLİK YASASI” çıkarılmalıdır.
 
•Mühendislik biliminin gerekleri dikkate alınarak, yapı tasarım uygulama ve denetim evresinin, sağlıklı bir şekilde işletildiği ülkelerde doğa olaylarının afete dönüşmediği görülmektedir. Bu bağlamda, yapı stokunun oluşturulması evresinde, dikkate alınması gereken yer seçimi kararlarından, yapı tasarımına, yapı üretimi ve yapı denetimine kadar, bilimsel ve çağdaş ölçekte bütünlüklü bir yapı üretim düzeni kurulmalıdır.
 
•Her yıl çok sayıda mühendislik diploması verilmesine rağmen, kaliteli bir eğitim yapılamamaktadır. Can ve mal güvenliğini sağlayan bir mesleğin insanları olarak; fiziki şartları uygun olmayan, öğretim kadrosu son derece yetersiz olmasına rağmen, inşaat mühendisi diploması veren okullar açılmaktadır.                                                                                                                                                                               
•Her afetten sonra sık sık yapılan "yara sarma" anlayışından kurtulup bilimin tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir. Depremin bir doğa olayı olduğu kabul edilmeli ancak denetimsizliğin neden olduğu olumsuzlukları “kader” gibi değerlendiren yaklaşım terk edilmelidir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, deprem öncesi alınacak önlemlerin, deprem riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymaktadır. Sorunu sorun olmaktan çıkaracak olan tek çıkar yol, deprem yaşanmadan önce alınacak önlemlerde saklıdır. 
•Ruhsatlardan mühendis ve mimarların imzasının kaldırılması mesleğimizin gelişimini engelleyecek, sahteciliğin önü açılacaktır.                                                                                                                                         
•Oda ile meslek insanı arasına örülmeye çalışılan duvarlar kaldırılmalı, mühendis ve mimarlardan oda belgesi istenmesine yönelik uygulama güncellenmelidir.
 
İMO Bodrum Temsilciliği
İlhan ÖZYİĞİT

Bodrum'da işçilerin kaldığı konteyner evde çıkan yangın söndürüldü

Bodrum sahilinde nesli tehlike altındaki Akdeniz foku görüntülendi

Boşanma aşamasındaki eşini öldürdüğü iddia edilen zanlı tutuklandı

İyi Partili Ergün: Türkiye’de kayıp çocuklarla ilgili ne politika var, ne de veri!

Gizem Özcan’dan AK Parti’ye Sert Yanıt: “Muğla’nın İradesi Karton Kutu Değil”

Bodrum’da Demokrasi Nöbeti: Uğur Mumcu Ve Aydınlanma Şehitleri Anıldı

Bodrum’da “Kişiye Özel Rant” İsyanı: TMMOB Tepkili

Bodrumspor Kadın Voleybol Takımı, Vakıfbank Deplasmanında 3-0 Kazandı

Zabıta Ekiplerinden Yoğun Denetim

- Sağanak nedeniyle sular altında kalan tarım arazileri dronla görüntülendi

Bıçaklanan kadın hayatını kaybetti

CHP Muğla’da Tek Ses: “Su Sıkıntısının Nedeni Belediyeler Değil”

Bodrum’da Okullarda İkinci Dönem Başladı

Başkan Mandalinci "süper babaanne" olarak tanınan Gülsiye Duran'ı ziyaret etti

Atilla Pekdemir Anısına: Ortakent Özel Çocuklar Yaşam Merkezi Yeni Döneme Yenilenerek Giriyor

Armada Praxis Yalıkavak, Evinde Hata Yapmadı Ortahisar Engelini 28-26 ile Aştı

Kardak Krizi’nin 30. Yılında Hafıza, Duygu ve Vefa Aynı Masada Buluştu

- Sipay Bodrum FK 3 - Serikspor 0

Bodrum'da sağanak yaşamı olumsuz etkiledi

Başkan Aras, 502 milyonluk yol ve altyapı yatırımını yerinde inceledi

Özcan, hortumun seraları vurduğu Seydikemer’den seslendi:

Özcan: “Sadece Bir Maç Kazandık!”

Başkan Tamer Mandalinci’den Pınarlıbelen ve Gökpınar’a Saha Ziyareti

Trafik Kazası: 3 yaralı

Bodrum Belediyesi Olağan Meclis Toplantısı Pazartesi günü yapılacak

Fırtına nedeniyle tekneler karaya sürüklendi, feribot seferleri iptal edildi.

Belediyeden Çocuklara Yarıyıl Tatilinde Sürpriz Sinema Gösterimi

Trafik kazasında yaralanan çocuk yaşam mücadelesini kaybetti

Bodrum Belediyesinden Ücretsiz Vücut Analizi Hizmeti

Bodrum 400 öğrenci kapasiteli öğrenci yurdu önümüzdeki eğitim öğretim yılına tamamlanmış olacak

Yükleniyor

İyi Partili Ergün: Türkiye’de kayıp çocuklarla ilgili ne politika var, ne de veri!

Gizem Özcan’dan AK Parti’ye Sert Yanıt: “Muğla’nın İradesi Karton Kutu Değil”

CHP Muğla’da Tek Ses: “Su Sıkıntısının Nedeni Belediyeler Değil”

Özcan, hortumun seraları vurduğu Seydikemer’den seslendi:

CHP’li Cumhur Uzun’dan Yeni Açıklama; Laf Değil İş Üretin!

Metin Ergun’dan İktidar’a: “Türkiye’de zeytinciliği bitirmek mi istiyorsunuz?”

CHP Bodrum’dan Mahalle Temsilcilerine Teşekkür

CHP Muğla’dan Atatürk’süz Karne Tepkisi: “Bu Bir Akıl Tutulmasıdır”

CHP Bodrum: Atatürk’ü Silmeye Kimsenin Gücü Yetmez

CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ CUMHUR UZUN: “MUĞLA’DA SAVAŞ MI VAR?”

Bodrumspor Kadın Voleybol Takımı, Vakıfbank Deplasmanında 3-0 Kazandı

Armada Praxis Yalıkavak, Evinde Hata Yapmadı Ortahisar Engelini 28-26 ile Aştı

- Sipay Bodrum FK 3 - Serikspor 0

Özcan: “Sadece Bir Maç Kazandık!”

Armada Praxis Yalıkavakspor’dan Büyük Zafer Bursa’nın Yenilmezlik Serisi Bodrum’da Sona Erdi

THF Kadınlar Süper Ligi’nde Armada Praxis Yalıkavakspor’u Bodrum’da Yoğun Fikstür Bekliyor

Ortakent Yahşi Spor Kulübü, U12 kategorisinde tarihi bir başarıya imza attı

Tirhandil Cup Kış Trofesi'nin üçüncü etabı tamamlandı

Burhan Eşer: "Bodrum FK ayağa kalkmasını bilmiştir, burası büyük bir camia"

Armada Praxis Yalıkavakspor Yıldız Kızlar Türkiye Yarı Final ve Finallerinde Mücadeleye Başladı

08-02-2018

07-02-2018

06-02-2018

05-02-2018

03-02-2018

02-02-2018

01-02-2018

31-01-2018

30-01-2018

29-01-2018

Başkan Aras B40 Zirvesi’nde Kültür, Turizm ve Yerel Demokrasiyi Anlattı

BOOT Düsseldorf Uluslararası Tekne ve Denizcilik Fuarı Denizcilik Dünyasının Küresel Buluşma Noktası Oldu

Muğla'ya geçen yıl 162 kruvaziyerle 227 bin 807 yolcu geldi

Müze ve ören yerleri 2025'te yaklaşık 1 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladı

Muğla geçen yıl 3 milyon 461 bin yabancı turisti misafir etti

Bodrum sahillerinde yeni yılın ilk gününde yoğunluk yaşandı

Bodrum'da yat imalatı kış aylarında da aralıksız sürüyor

Bodrum Turizmini Güçlendirecek Projeler Değerlendirildi

Işıklarla süslenen Bodrum, 2026'ya renkli ve enerjik girmeye hazırlanıyor

Enver Kantarmış: Turizm sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda istihdamdır, kültürdür

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 20 15 1 4 33 49
2.FENERBAHÇE A.Ş. 20 13 0 7 28 46
3.TRABZONSPOR A.Ş. 20 12 2 6 15 42
4.GÖZTEPE A.Ş. 20 11 3 6 15 39
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 20 8 6 6 13 30
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 20 7 4 9 3 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 20 6 7 7 -7 25
9.KOCAELİSPOR 20 6 8 6 -5 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 20 6 10 4 -3 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 20 4 8 8 -6 20
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 20 5 10 5 -14 20
14.TÜMOSAN KONYASPOR 20 4 9 7 -9 19
15.İKAS EYÜPSPOR 20 4 10 6 -12 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 20 2 9 9 -25 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 20 2 15 3 -22 9