• BIST 100

    16696,88%1,56
  • DOLAR

    43,50% 0,06
  • EURO

    51,51% 0,16
  • GRAM ALTIN

    7104,26% 2,84
  • Ç. ALTIN

    11786,68% 0,00

“MUĞLA KOY-KIYI VE DENİZ ALANLARINA KİMSE GÖZ KOYAMAZ!”

“MUĞLA KOY-KIYI VE DENİZ ALANLARINA KİMSE GÖZ KOYAMAZ!”

Doğa-Çevre 2.03.2018 08:00:53 741 0
“MUĞLA KOY-KIYI VE DENİZ ALANLARINA KİMSE GÖZ KOYAMAZ!”
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan’ın Bodrum’da katıldığı toplantıda Deniz Ticaret Odası bünyesinde geçtiğimiz yıl kurulan DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş. hakkındaki açıklamaları ile ilgili Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) bir basın açıklaması yaptı. 
 
Geçtiğimiz günlerde Bodrum’da düzenlenen bir toplantıya katılan Kalkavan, Deniz Ticaret Odası olarak geçtiğimiz yıl denizlerin temiz tutulması sağlamak adına DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş.Kıyı Yapı A.Ş. adında bir şirket kurduklarını ve bunun kamuoyuna yansıması sonucu şirketin rafa kalktığını söylemişti.
 
Toplantıda, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, “Geçtiğimiz yıl bu aylarda başladığımız bir konuşmayla Kıyı Yapı A.Ş. diye bir firma kurduk. Deniz Ticaret Odası’nın yüzde yüz sahipliğinde olan bir firma kurduk ve Çevre Bakanlığı ile anlaştık. 17 Mayıs’ta Muğla Çevre Vakfı üzerinden devir protokolü yaparak 84 koyun yönetimini biz alacaktık. Bu yönetimi almakla o atık alım yerlerinin tespiti ve yapılması, teknelerin yapılmasını 32 milyonla 3 yıllık anlaştığımız büyük bir projeydi. Cebimizden de para verecektik. Amacımız prosedürü hızlandırıp atık alım yerlerinin yapımını bir an önce hızlandırıp teknelerin yapılmasını sağlamaktı. Birisi sicilden öğrenmiş, bunlar götürüyor, iktidar yanlılarına aktarıyorlar diye bilinmeden bir propaganda yapıldı. Halbuki yüzde yüz Deniz Ticaret Odası’na ait bir şirketti. Biz Deniz Ticaret Odası’ndan para almayız, üzerine emek ve para veririz. Maalesef almaya gittiğimizde ‘ihaleye çıksın öyle verelim, başbakanımız böyle dedi, şu bu’ deyince biz ihaleden çekildik” ifadelerini kullanmıştı.
 
Muğla Çevre Platformu, Kalkavan’ın bu sözleri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
 
“MUĞLA KOY-KIYI VE DENİZ ALANLARINA KİMSE GÖZ KOYAMAZ! 
 
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Metin Kalkavan’ın Bodrum’da denizcilerle yaptığı bir toplantı sırasında Muğla koy ve kıyıları hakkında yaptığı bazı yorumları MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) olarak samimi bulmuyoruz.
 
Bilindiği gibi Sayın Metin Kalkavan, Türkiye’nin kıyı ve deniz alanlarını yönetmek için 2017’nin Mayıs ayında bir şirket kurmuştu. Dediğine göre, Bodrum’da birileri tarafından internet ortamına bu şirketi karalayan bir yazı atılmış; bu yazı Datça’ya kadar yayılıp yalan habere dönüşmüş; tüm bu karalamalar yüzünden de kurdukları şirketin tüm iş ve planları bozuluvermiş. Evet. Sayın Metin Kalkavan’ın bahsettiği o birileri biziz. Yani, MUÇEP.Anlattığı olayın esası ise şudur: Muğlalılar olarak ciddi bir tehditle karşı karşıyayız. Belli sayıdaki kıyılarımız zaten MUÇEV adında bir şirket tarafından pazarlanmaktayken, varlık sebebi olan kıyı tahsislerinin hukuksuzluğu yargı tarafından tescillenmiş olan bu şirketi ikame etmek üzere kurulan, Sayın Metin Kalkavan ’ın patronu olduğu DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş, artık belli sayıda değil, tüm kıyılarımızı pazarlayacak.
 
Ana sözleşmesine bakılırsa, bu şirket sadece Muğla’nın değil; tüm Türkiye’nin kıyı ve deniz alanlarına göz dikmiş gözüküyor. Üstelik bunu küresel finans ve sermaye kuruluşlarıyla beraber yapmak istiyorlar. Büyük oynayacakları belli. Tekerlerine çomak soktuysak, ne âlâ.“Bizi götürücü yerine koydular, çok büyük bir sosyal proje heba edildi.” demek, boşuna günah keçisi aramaktır. Devlet ile kurdukları ilişki bozulmuşsa eğer; bunun müsebbibi muhakkak kendileridir. Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan şirket sözleşmesini okusun herkes. Kuruluş sermayeleri 5 milyon TL.’dir!
 
Şirket sözleşmesinde ‘Amaç’ladıkları ‘Sosyal’ işlere bakılırsa, bu işlerin bu sermayeyle yapılamayacağı besbellidir. Öyle olunca da, değirmenin suyunun hepimizin/kamunun ortak varlığı olan kıyılarımızın mal-meta olarak sermayeye dönüştürülmesinden geleceğini anlamak için kâhin olmaya gerek yok. Türkiye’de sermayenin, ortak varlıklarımızın devlet desteğiyle talan edilmesiyle biriktirildiği ve bunun vahşice yapıldığı sır değil. Devletle kurdukları ilişkinin bozulması, gizli saklı yaptıkları işlerden MUÇEP’in kamuoyunu bilgilendirmesinden değil; bu ‘devlet desteği’nin nasıl, nereye kadar olacağı konusundaki anlaşmazlıktan çıkmış olmalıdır.
 
Şimdi gelelim konunun özüne; DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş.’nin sicil gazetesinde yayınlanan ana sözleşmesinde yazan amaç maddelerinden biri şöyledir: “Ülkemizin doğal koy ve kıyılarının korunması, kullanılması, temizlik ve bakımı, atıkların toplanması amacıyla bilimsel, akılcı, koruyucu bir yönetim sistemi kurmak ve işletmek. Yönetimini yaptığı bölgelerde plaj, turistik tesis ,iskele, konaklama ve günübirlik tesis vb. yapmak; bu yerleri kiraya vermek, bu yerler için projeler üretmek; uhdesindeki menkul, g.menkulleri, işletmeleri, iştirakleri vb. kiraya vermek, işletmek; yurtdışı ortaklıklar kurmak, krediler almak, şubeler açmak, İMEAK-DTO ile işbirliği yapmak, dernek ve vakıflar kurmak.”
 
Metnin ilk cümlesini okuyunca, aklımıza öncelikle, bir kamu yönetimi görevi olarak kıyı yönetiminin esasını tanımlayan bir mevzuat metni geliyor. Ama aslında bu bir ticari girişimin, bir şirketin ana sözleşmesi ve bu şözleşmenin içeriği aleni biçimde kıyı yönetiminin ticarete konu edildiğini göstermektedir. Para kazanılmayan ticaret olmayacağına göre!
 
DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş.’nin ne yapmak istediği gayet açık. Sözleşmelerinde yer alan deniz kirliliğini önleyici hizmet niteliğindeki kutsal amaçlarını şirket kurmadan da gerçekleştirebilirler. Biz yurttaşlar bu hizmetlerini alkışlarız; hatta yardım bile ederiz. Ama bu işin ticaret olduğunu, devletten 3 yıl süreli 32 milyon TL’lik hizmet işi aldıklarını söyleyerek gerçeği ifşa ve itiraf etmişler zaten.
 
Başka bir şirket yetkilisi de şöyle demiş; “Devlet, Muğla’daki 12 adet koruma alanı, plaj ve kıyıyı temizlememiz için ihalesiz olarak bize verdi. Projeyi kucağımızda bulmuş olduk. Dünyanın her yerinde bu işler böyle yürüyor zaten. Deniz temizleme işlerini özel şirketler yapıyor artık. Ancak, birileri malı götürüyormuşuz gibi haber yayınca, son anda bu küçük olay tüm işi bozdu. Devlet ağız değiştirdi;bakanlık sözleşmeden vazgeçip ihalesiz olmaz dedi.” DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş.’nin dedikleri biz yurttaşları, MUÇEP’i bağlamaz, ilgilendirmez, ikna etmez. Anayasal hak olarak tanınmış kıyıları kullanma hakkımıza el koyup, bize parayla satma projesinin ikna edici bir yanı da yok!Asıl amaçlarının kıyılarımızı talan etmede ayrıcalıklı bir şirket olmak, tekel konumuna gelmek olduğu açıkça belli.
 
Şirket yöneticilerinin, “biz kıyılarımızı sivil toplum örgütleriyle birlikte yönetmek istiyoruz, ancak önce devletle anlaşmak istedik; onun için gizli saklı yaptık” minvalindeki sözleri de tam bir yalandır. Madem öyleydi; her şey açık olduktan sonra, şimdi yaptığınız toplantıya neden sivil toplum örgütlerini de davet etmediniz peki? Ya da sizin ‘sivil toplum’dan anladığınız; üç-beş sermayedardan oluşanlar ve onların temsil edildiği örgütler midir? Yaptığınız işten, bırakın belediye ve yurttaş örgütlerini, DTO Bodrum Şubesi’ni bile haberdar etmiyorken, hangi sivil toplum örgütleriyle birlikte yönetmekten söz ediyorsunuz?
 
Son yıllarda Muğla’nın koy ve kıyılarının turizm-ticari maksatlı kullanılmasının yönetimini yapan MUÇEV adındaki şirket (MUÇEV Turizm Ticaret Ltd. Şti.), adının vakıf gibi gösterilmesine bakılmasın, ticari bir şirkettir ve işini doğru dürüst yapmamaktadır. Sahilleri kiraya verdikleri işletmeciler, özel mülk sahibiymiş gibi davranıyor. Anayasaya aykırı biçimde kamusal alanlardan halkın geçişini bile engelliyorlar. Denizin içine yapılmış yığınla turizm tesisi var. Kıyıya yakın özel mülk sahiplerinin denizden yararlanmasını bile yasaklıyorlar. Biz kıyıları kiraladık, buradan geçemezsin davranışları yüzünden açılmış sayısız dava var. Uygulamada gördük ki, özelleştirmeci, yap-işletçi anlayış, halka da doğal varlıklarımıza da zarar veriyor. Öte yandan, arzu edilen maksat da hasıl olmamış. Koy ve kıyıların rezil yönetimi devlete ciddi gelir getirse bari! O da yok. Bu yaşanan gerçeklerin farkında olan bürokratlar, belli ki şimdi yeniden İMEAK-DTO’yu devreye sokmak istiyor. Koy ve kıyıların ticari olarak profesyonel biçimde yönetilmesi ve kullanılması isteniyor. Yerli ve milli sermaye üzerinden ve işbirliği ile küresel sermayeyi çekmek, bu işe sokmak istiyorlar. GSMH, Milli Gelir, Cari Açık, Merkez Bankası döviz rezervleri gibi gerçekler var arka planda. Bodrum DTO’nın 2015’de yayınladığı rakamlar ortada. Ege ve Akdeniz’de, Baba Burnu’ndan Faselis’e kadar 239 adet koy var ve bunların 100’e yakını kirletilmiş; gerisi ise risk altında. Risk altında olan koyların çoğu da Muğla’da.
 
Biliyoruz ki, deniz ve kıyı kirlenmesinde teknelerin, gemilerin vb. payı % 10 bile değildir. İMEAK- DTO bu %10’luk kirletmenin peşine düşsün.DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş.gibi şirketler yurttaşa masal anlatmasın. Kendi üyelerini eğitmekle meşgul olsun; kıyı ve koylarımızın pazarlanmasıyla değil.
 
DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş., doğal varlıklarımızın özelleştirilmesi, sermayeye dönüştürülmesi sürecinde aktif rol oynamak, ortaya çıkacak ranttan aslan payını almak istiyor. Senaryonun, asıl projenin farkındayız. Yıllardır süren bütünleşik kıyı alanları yönetim planı çalışması tamamlanıp, kıyılarımızın korunmasına ve kullanılmasına ilişkin temel veriler ve stratejik hedefler belirlenip, bunlar her düzeydeki mekânsal planda somutlaşmadan ortaya çıkan ‘biz yönetelim’ talebi, olsa olsa, kıyılarda yaratılan ranttan biz de payımızı alalım talebidir. Kirliliğin asıl nedeni kara kaynaklıdır. Plansız, denetimsiz, yoğun yapılaşma kıyı ve deniz alanlarımıza aşırı yük bindirmiştir. Deniz ve kara biyo-çeşitliliğimiz yapılaşma, kirletme gibi insan faaliyetleri yüzünden risk altındadır. Koruma kullanma dengesinin safsata olduğunu artık herkes anlamalıdır. Tabiatı mevduata-sermayeye çevirmek isteyen her türlü girişime karşıyız. Kıyıların yönetiminde yerel yönetimleri ve sivil toplum örgütlerini dışlayan her girişim, bir kötü yönetim örneği olmaya mahkumdur. Anayasa’da ve Kıyı Kanunu’nda yer alan kıyıların herkesin kullanımına açık olduğu temel ilkesini dikkate almayan her girişim, hukuk dışı ve kamunun ortak menfaatlerine karşı bir girişim olacaktır.MUÇEP (Muğla Çevre Platformu) olarak;MUÇEV LTD. ŞTİ., DENİZ KIYI VE ÇEVRE YÖNETİM A.Ş., gibi şirketlerin kıyılarımızı temelde kâr kaynağı olarak gören faaliyetlerini takibe alacağımızı, yanlış iş ve işlemlerine karşı idari-adli her türlü mücadeleyi yürüteceğimizi, kamuoyunun bilmesini isteriz.”

Bodrum'da işçilerin kaldığı konteyner evde çıkan yangın söndürüldü

Bodrum sahilinde nesli tehlike altındaki Akdeniz foku görüntülendi

Boşanma aşamasındaki eşini öldürdüğü iddia edilen zanlı tutuklandı

İyi Partili Ergün: Türkiye’de kayıp çocuklarla ilgili ne politika var, ne de veri!

Gizem Özcan’dan AK Parti’ye Sert Yanıt: “Muğla’nın İradesi Karton Kutu Değil”

Bodrum’da Demokrasi Nöbeti: Uğur Mumcu Ve Aydınlanma Şehitleri Anıldı

Bodrum’da “Kişiye Özel Rant” İsyanı: TMMOB Tepkili

Bodrumspor Kadın Voleybol Takımı, Vakıfbank Deplasmanında 3-0 Kazandı

Zabıta Ekiplerinden Yoğun Denetim

- Sağanak nedeniyle sular altında kalan tarım arazileri dronla görüntülendi

Bıçaklanan kadın hayatını kaybetti

CHP Muğla’da Tek Ses: “Su Sıkıntısının Nedeni Belediyeler Değil”

Bodrum’da Okullarda İkinci Dönem Başladı

Başkan Mandalinci "süper babaanne" olarak tanınan Gülsiye Duran'ı ziyaret etti

Atilla Pekdemir Anısına: Ortakent Özel Çocuklar Yaşam Merkezi Yeni Döneme Yenilenerek Giriyor

Armada Praxis Yalıkavak, Evinde Hata Yapmadı Ortahisar Engelini 28-26 ile Aştı

Kardak Krizi’nin 30. Yılında Hafıza, Duygu ve Vefa Aynı Masada Buluştu

- Sipay Bodrum FK 3 - Serikspor 0

Bodrum'da sağanak yaşamı olumsuz etkiledi

Başkan Aras, 502 milyonluk yol ve altyapı yatırımını yerinde inceledi

Özcan, hortumun seraları vurduğu Seydikemer’den seslendi:

Özcan: “Sadece Bir Maç Kazandık!”

Başkan Tamer Mandalinci’den Pınarlıbelen ve Gökpınar’a Saha Ziyareti

Trafik Kazası: 3 yaralı

Bodrum Belediyesi Olağan Meclis Toplantısı Pazartesi günü yapılacak

Fırtına nedeniyle tekneler karaya sürüklendi, feribot seferleri iptal edildi.

Belediyeden Çocuklara Yarıyıl Tatilinde Sürpriz Sinema Gösterimi

Trafik kazasında yaralanan çocuk yaşam mücadelesini kaybetti

Bodrum Belediyesinden Ücretsiz Vücut Analizi Hizmeti

Bodrum 400 öğrenci kapasiteli öğrenci yurdu önümüzdeki eğitim öğretim yılına tamamlanmış olacak

Yükleniyor

İyi Partili Ergün: Türkiye’de kayıp çocuklarla ilgili ne politika var, ne de veri!

Gizem Özcan’dan AK Parti’ye Sert Yanıt: “Muğla’nın İradesi Karton Kutu Değil”

CHP Muğla’da Tek Ses: “Su Sıkıntısının Nedeni Belediyeler Değil”

Özcan, hortumun seraları vurduğu Seydikemer’den seslendi:

CHP’li Cumhur Uzun’dan Yeni Açıklama; Laf Değil İş Üretin!

Metin Ergun’dan İktidar’a: “Türkiye’de zeytinciliği bitirmek mi istiyorsunuz?”

CHP Bodrum’dan Mahalle Temsilcilerine Teşekkür

CHP Muğla’dan Atatürk’süz Karne Tepkisi: “Bu Bir Akıl Tutulmasıdır”

CHP Bodrum: Atatürk’ü Silmeye Kimsenin Gücü Yetmez

CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ CUMHUR UZUN: “MUĞLA’DA SAVAŞ MI VAR?”

Bodrumspor Kadın Voleybol Takımı, Vakıfbank Deplasmanında 3-0 Kazandı

Armada Praxis Yalıkavak, Evinde Hata Yapmadı Ortahisar Engelini 28-26 ile Aştı

- Sipay Bodrum FK 3 - Serikspor 0

Özcan: “Sadece Bir Maç Kazandık!”

Armada Praxis Yalıkavakspor’dan Büyük Zafer Bursa’nın Yenilmezlik Serisi Bodrum’da Sona Erdi

THF Kadınlar Süper Ligi’nde Armada Praxis Yalıkavakspor’u Bodrum’da Yoğun Fikstür Bekliyor

Ortakent Yahşi Spor Kulübü, U12 kategorisinde tarihi bir başarıya imza attı

Tirhandil Cup Kış Trofesi'nin üçüncü etabı tamamlandı

Burhan Eşer: "Bodrum FK ayağa kalkmasını bilmiştir, burası büyük bir camia"

Armada Praxis Yalıkavakspor Yıldız Kızlar Türkiye Yarı Final ve Finallerinde Mücadeleye Başladı

08-02-2018

07-02-2018

06-02-2018

05-02-2018

03-02-2018

02-02-2018

01-02-2018

31-01-2018

30-01-2018

29-01-2018

Başkan Aras B40 Zirvesi’nde Kültür, Turizm ve Yerel Demokrasiyi Anlattı

BOOT Düsseldorf Uluslararası Tekne ve Denizcilik Fuarı Denizcilik Dünyasının Küresel Buluşma Noktası Oldu

Muğla'ya geçen yıl 162 kruvaziyerle 227 bin 807 yolcu geldi

Müze ve ören yerleri 2025'te yaklaşık 1 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladı

Muğla geçen yıl 3 milyon 461 bin yabancı turisti misafir etti

Bodrum sahillerinde yeni yılın ilk gününde yoğunluk yaşandı

Bodrum'da yat imalatı kış aylarında da aralıksız sürüyor

Bodrum Turizmini Güçlendirecek Projeler Değerlendirildi

Işıklarla süslenen Bodrum, 2026'ya renkli ve enerjik girmeye hazırlanıyor

Enver Kantarmış: Turizm sadece bir ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda istihdamdır, kültürdür

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 20 15 1 4 33 49
2.FENERBAHÇE A.Ş. 20 13 0 7 28 46
3.TRABZONSPOR A.Ş. 20 12 2 6 15 42
4.GÖZTEPE A.Ş. 20 11 3 6 15 39
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 20 10 4 6 10 36
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 20 8 6 6 13 30
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 20 7 4 9 3 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 20 6 7 7 -7 25
9.KOCAELİSPOR 20 6 8 6 -5 24
10.CORENDON ALANYASPOR 20 4 6 10 -2 22
11.GENÇLERBİRLİĞİ 20 6 10 4 -3 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 20 4 8 8 -6 20
13.HESAP.COM ANTALYASPOR 20 5 10 5 -14 20
14.TÜMOSAN KONYASPOR 20 4 9 7 -9 19
15.İKAS EYÜPSPOR 20 4 10 6 -12 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 20 3 10 7 -12 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 20 2 9 9 -25 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 20 2 15 3 -22 9