Deştin ve Bayır köylerinde yapılmak istenen çimento fabrikası için daha önce iki kez iptal edilen ÇED raporu yeniden onaylandı. 203 bin ağacın kesileceği projeye karşı köylüler ve çevre örgütleri üçüncü kez yargıya gitti. “Deştin Çayı özgür akacak” diyen yaşam savunucuları, “Mahkeme kararları yok sayılıyor” diyerek tepki gösterdi…
Menteşe ilçesine bağlı Deştin ve Bayır köylerinde yapılmak istenen çimento fabrikasına verilen üçüncü “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararına karşı yöre halkı ve çevre örgütleri dava açtı.
Daha önce iki kez iptal edilen ÇED kararına rağmen projeye yeniden onay verilmesi, bölge halkının ve yaşam savunucularının tepkisine yol açtı. Deştin Çevre Platformu, Bayır Çevre Komitesi ve MUÇEP Menteşe Meclisi tarafından Muğla İdare Mahkemesi önünde bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya kentteki siyasi parti temsilcileri ve çeşitli kurumlar da destek verdi. “Deştin Çayı özgür akacak” ve “Çimentocu şirket köyümüzü terk et” yazılı pankartların açıldığı açıklamada, hukuki sürecin yeniden başlatıldığı duyuruldu.
Çevreyi korumakla yükümlü Bakanlık, 36 bin dönümü yok edecek
Ekoloji örgütleri adına konuşan Deştinli Mehmet Uyan, daha önce mahkeme tarafından iptal edilen ve bu iptali Danıştay tarafından onaylanan ÇED raporuna rağmen aynı şirkete üçüncü kez olumlu karar verildiğini belirtti. Bakanlığın suç işlemeye devam ettiğini söyleyen Uyan,
“Çevreyi korumakla yükümlü Bakanlık, 36 bin dönümlük bir alanı yok edecek bu ekolojik ve ekonomik yıkım projesine neden onay verdiğini hâlâ açıklamış değil. ÇED iptali sonrası inşaat ruhsatı ve imar planları da iptal edildi. Ancak Bakanlık, 2009/7 genelgesine dayanarak ikinci iptal edilen ÇED’i revize ederek üçüncü ÇED olumlu kararını verdi. Bu karar da yasalara aykırıdır” dedi.
20 yıldır süren halk mücadelesi yok sayılıyor
Son ÇED’de hammadde ocak sayısının 5’e, ocak açılacak dönümün ise 3 bin 958’e düşürüldüğünü açıklayan Uyan, proje için 203 bin ağacın kesileceğini belirtti.
Proje kapsamında 203 bin ağacın kesileceğini vurgulayan Uyan, çimento fabrikasının 3 kilometrelik etki alanı içinde kalan 13 tescilli zeytinlik parseli ile 178 parsel zeytin dikili tarım alanının göz ardı edildiğini ifade etti. Uyan,
“Bu projeyle daha önce durdurulan ekolojik ve ekonomik yıkım tamamlanmak isteniyor. 20 yıldır süren halk mücadelesi yok sayılıyor. Mahkeme kararları hiçe sayılıyor” dedi. Uyan, fabrikanın bölgedeki su kaynakları ve tarım alanlarını da tehdit ettiğini belirtti.
Bayır Barajı, Kazan Göleti, Deştin Çayı ve Muğla’nın içme suyu kuyularının risk altında olduğunu ifade eden Uyan, 43 yaşam savunucusu ve 12 demokratik kitle örgütüyle birlikte üçüncü kez yargıya başvurduklarını duyurdu.