16696,88%1,56
43,50% 0,06
51,51% 0,16
7104,26% 2,84
11786,68% 0,00
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği(BKD) 8 Mart Kampanya Grubu, ilçe binalarının önünde basın açıklaması yaparak, kadın şiddetine dikkati çektiler.
BKD: 'Biz kadınlar her yerde varız.
Sadece İstanbul’da değil; İzmir’de, Eskişehir’de, Manisa’da, Mersin’de, Ankara’da, Çanakkale’de, Bursa’da, Bodrum’da ‘buradayız, sokaklarda, meydanlarda, her yerdeyiz,’ dediler.
Cuma öğleden sonra, Bodrum Kadın Dayanışma Derneği üyeleri, kendi dernek binaları önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe değinerek, kadınları ve kadın dayanışması içinde olanları sokağa çağırırken, şunları ifade ettiler: “8 Mart’ta da çoğalarak sokaklarda, meydanlarda olacağız.

Her gün öldürüldüğümüz, her gün her türlü şiddete maruz bırakıldığımız, duymazdan ve görmezden gelindiğimiz, rızaya zorlandığımız, bombalar, tehditler ve baskılar altında yaşamaya mecbur edildiğimiz, her alanda irademizin ve seçimlerimizin yok sayıldığı, işimizin elimizden alındığı, hayatlarımızın çalındığı bu ülkede bizler de birbirimize söz veriyoruz:
Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!
Tek başımıza olmadığımızı, kadın dayanışmasıyla güçlü olduğumuzu unutmayacağız!
‘Bir çift sözümüz var’
Erkek şiddetine değinen kadınlar, “Tek başına olmaz. 8 Mart’a doğru bizler erkek şiddetine, cinayetlere, tacize, tecavüze, cinsel istismara ve istismarı meşrulaştırmaya çalışanlara karşı kadın derneklerimiz, merkezlerimiz kapatılsa da birlikte güçlüyüz. Susmuyoruz. Hiçbir yere gitmiyoruz. ‘Boşanmaya çalışırsan, ayrılırsan, barışmazsan seni öldürürüm’ diyenlere ve bizi onları hep ‘son bir kez’ affetmeye zorlayan ailelere, devlet kurumlarına bir çift sözümüz var: Hayır’ın hayır demek olduğunu, istemediğimiz hiçbir şeyi kabullenmek zorunda olmadığımızı ısrarla hatırlamaktan ve söylemekten vazgeçmiyoruz.
8 Mart’a doğru bizler savaşa karşı, ölümün ve şiddetin savaşla olağanlaşmasına karşı, sınır ötesi operasyonların neden olduğu yıkıma karşı, barış için, adil ve güzel bir gelecek için birlikte güçlüyüz.
Ölümden değil, yaşamdan yanayız. İç savaş tehdidiyle değil birbirimizi dinleyerek, nefret ederek değil, yüzleşerek gelecek kurmak istiyoruz. Huzurun başkalarını veya bizleri yok sayarak mümkün olmadığını biliyoruz. Savaştan daha çok savaşla korunacağımıza, güvenliğin hayatlarımızı bir adamın insafına bırakmayı gerektirdiğine inanmayı reddediyoruz," denildi.
Ayrıca Referandum’da Anayasa değişikliğine değinen KDD Bodrum Şubesi üyeleri, “Tek başına olmaz. 8 Mart’a doğru bizler her yanımızı saran yalanlara karşı, hakikatlerimizin yalnızlaşmasına karşı birlikte güçlüyüz. Neyi yapıp neyi yapamayacağımızı bizim adımıza söyleyenlere, nasıl yaşayacağımıza, ne düşüneceğimize karar verme kudretini kendinde görenlere değil kendimize, birbirimize inanıyoruz. Bu yüzden referandumun da yaklaştığı bu günlerde kadınlara sesleniyoruz; adamları boş ver, kadın kadını dinler, kadınların sesine kulak ver. Bizlere hiç sorulmadan getirilen bu anayasa değişikliği hangi sorunumuza çare olacak? Tam tersine ellerimizle kazandığımız haklarımız, hayatlarımız tek bir adama teslim edilecek.
Biz kadınlar, en çok da hayatlarımıza, birbirimize sahip çıkmak için 'hayır' diyoruz!

Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) değinerek, ihraç ve emeğin alındıklarını ifade ettiler. Sözlerini devam ettiren KDD 8 Mart Kampanya Grubu Üyeleri: “İhraçlara, emeğimizin daha da güvencesiz hale gelmesine karşı birlikte mücadele ediyoruz, dayanışmamızla ayaktayız. Bir memurun da bir taşeron işçi kadar güvencesiz olduğu bir zamanda evde bakım sorumluluğunun nasıl ağır bir yük haline gelebileceğini en iyi biz kadınlar biliyoruz. Bugün yüz binlerce kadının yarını düşünecek hali bile yok. Başka türlü bir yarını, başka türlü bir hayatı mümkün kılmak için birlikte güçlüyüz,” dediler.
‘Ayrımcılığa karşı birlikte güçlüyüz’
Bizler, sokakta, işte, fabrikada ve evde olduğu kadar eğitim kurumlarında, üniversitelerde de erkek-egemen baskıya, cinsiyetçiliğe, okulda ve yurtlarda yaşanan tacizlere, yurt yollarının güvensizliğine karşı mücadelemiz sayesinde birlikte güçlüyüz!
Bizler, nefrete ve ayrımcılığa karşı birlikte güçlüyüz. Kimi sevdiğimiz veya kiminle seviştiğimiz üzerinden hakarete ve şiddete uğradığımız bir dünyaya isyanımız var. Trans bir kadının yakılarak öldürülebildiği, bunun meşru görülebildiği bu hayata isyanımız var. LGBTİ+lara karşı ayrımcılığa, aşkın ve hayatın sınırlarının hep heteroseksist, tek tip bir aileyle çizilmesine isyanımız var. Din adına, ahlak adına, ‘toplumsal değerlerimiz’, ‘ailenin dağılmaması’ adına elimizden alınan hayatlarımız, çeşitli kalıplara sokulan bedenlerimiz, duyulmayan kararlarımız, makbul kabul edilmeyen arzularımız bizim, “ şeklinde ifade edildi.
HABER MERKEZİ