16696,88%1,56
43,50% 0,06
51,51% 0,16
7104,26% 2,84
11786,68% 0,00
Slow Food Yaves Gari Bodrum Yerel Grubu öncülüğünde gerçekleştirilen ve Slow Cheese Bodrum Peynir Festivali, Bodrum, Muğla ve Milas'ta, yeni bir ışık olacak.
Anadolu’nun yerel peynirleri için ilk adımı 2015 yılında atan Slow Food Yaveş Gari Bodrum Yerel Grubu, bu yıl ikincisini düzenliyor. 2 ve 5 Mart 2017 tarihlerinde yapılacak olan Türkiye’nin ilk peynir festivali Slow Cheese Bodrum Peynir Festivali için geri sayım başladı. Türkiye’nin farklı yörelerinden gelen ve kaybolmaya yüz tutmuş yerel peynirlerin, yoğurt ve süt ürünlerinin üreticilerinin anlatımı ile tadılacağı ve tartışılacağı bu festivalde, ulusal, uluslararası peynircilerin ve hijyen uzmanlarının katılımıyla coğrafi işaret almasıyla birlikte, Slow Food'un Nuh’un Ambarı listesine girip, Presidia olmaya hak kazanmış. Bu sayede, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın konuya yaklaşımı, gerçek gıdaya ulaşımın zorlaştığı günümüz yaşantısında, neneden toruna artık aktarılamayan peynir yapımı bilgisi gibi konu başlıkları ele alınacağı belirtildi.
'Peynir yapımı eğitimi verilecek'
Festival programında, Bodrum ve Milas’ta okullarda çiftçilere özel "Beyaz Peynir Üretimi" ile öğrencilere "Peynir Yapımı" eğitimleri öğretilecek, ayrıca 5 Mart Pazar günü Marmara Kolejinde ise ücretsiz halka açık peynir yapım atölyeleri ve peynirli yemekler atölyeleri düzenlenecek.
4 Mart Cumartesi günü düzenlenecek panelde belediyelerin, ziraat odalarının, süt birliklerinin ve sponsorların destekleri ile "Yerel Peynirlerimizi Nasıl Yaşatırız?" konusu üzerinde tartışmaya açık olacak.
Oasis Alışveriş merkezinde, tezgahların doğal ortamlarında, mağaralarda, toprakta olgunlaştırılan, çiğ ve kaynamış süt ile yapılan desti, tulum, göğermiş gibi unutulmaya yüz tutmuş birçok peynirin olağanüstü lezzetleri, gerçekleştirilec
II. Slow Cheese Bodrum, Milas, Muğla Peynir Festivali boyunca Bodrum'da peynir yapım teknikleri ve peynirli lezzetlerle zenginleştirilen atölyeler düzenlenecek,
Birçok yerel lokantada ise, farklı illerinden gelen peynirlerin ve süt ürünlerinin kullanıldığı özel “Peynirli Menüler” sunulacak.
Festival programı içerisinde eski ve yeni peynir kitapları tanıtımlarının yanı sıra, yazar ve şefler ile tanışma olanağı sağlayanlar, imza günü gibi farklı etkinliklere de katılabilecek.
Festivalin bir diğer bir etkinliği ise, 5 Mart Pazar günü panelistlerin katılımıyla gerçekleştirilec
2 - 5 Mart 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilec
Başta Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi olmak üzere, Bosch ve Oasis AVM Ana Sponsorluğunda gerçekleşecek Festival’in diğer destekçileri arasında ise; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bodrum Ziraat Odası, Milas Ziraat Odası, Türkiye İş Bankası, Cıngıllıoğlu Metin Cıngıl, Foodrum Bodrum, Kefi Restaurant Otel Yahşi, Mutfak Sanatları Akademisi İstanbul, Kısmet Lokantası Bodrum, Tasarım Vakfı, Marmara Koleji Bodrum ve Whisky Travel yer alıyor.
info@slowcheeseb
instagram: slowfoodbodrum adreslerinden ve
0553 058 88 77 telefondan ve elektronik ortamdan ulaşılabilir.
Diğer Festival sayıları ise şöyle;
Türkiye’nin 7 bölgesinden 18 yerel peynir üreticisi 108 geleneksel peynir, 7 çeşit tereyağ, 5 yerel yoğurt ve 1 kaymak çeşidi ile katılıyor.
Bodrum’a komşu Ege adası Kos’tan 4 yerel çeşit peynir, Ermenistan’dan gelen 1 peynir ve peynir tatlısı Höşmerim’le ile festival katılımcıları peynire doyacak.
Slow food geleneksel ürün – ark of taste kataloğuna Türkiye’den kayıtlı 13 peynirin 8’i, eşsiz ürün- presidia- ödülünü almış Boğatepe Gravyeri ile Divle obruk Mağara peyniri de favoriler arasında
3 süt ürününün biri olan yanık yogurt, Türk patent enstitüsünce tescil almış 8 peynirin 6 sı tadılabilecek.
18 eğitmen ve 29 konuşmacı festival boyunca peyniri anlatıp eğitecekler,
3 Teknik Lise ve 2 Meslek Yüksek Okulunda 1000 civarında öğrenci uygulamalı peynir yapım eğitimi alacak.
Bodrumda 15 Lokantada festival süresince özel peynirli menüler sunulacak.
Slow Food - Slow Cheese hakkında, firmaların yaptığı açıklamada, yerel ve yöresel yiyeceklerin tanıtımının yapıldığı gibi, şimdi ki zamanlarlda yabancı markaların esiri olduklarını ifade ederek:
“Nereden çıktı bu Slow Food, neden bizler Bodrum’da böyle bir festival düzenliyoruz?” diye merak edenler olabilir. Geçmişte Yerli Malları Haftası yapılırdı. Giresun fındığı, Aydın İnciri, Amasya elması, Ekmek ayvası, Finike portakalı, annemizin yaptığı börek-çörek olurdu sepetimizde... Peki ya şimdi? Kola, Starking elma, Vaşington portakal, milföy börek, tiramisu... Böyle mi olmalıydı acaba?
‘İlleri var, bizim İl’e benzemez’
Avrupa’daki bütün bitki çeşitlerine yakın bitki örtümüz varken, bunun da üçte biri dünyanın hiçbir yerinde yokken, elimizdeki bu hazinenin değerini bilmeden küreselleşme adına moda haline getirilen içeriğini bilmediğimiz ürünleri tüketiyoruz. Babaannemizin ve nenemizin elinden yediğimiz; ama bir daha aynı tadı bulamayacağımız
Bizler şu anda, kendimize gelmeye çalışıyoruz. Bu bir süreç, bir şekilde teknolojik gıdaların kolaylığından kurtulup, bereketli hilal üzerinde yaşadığımızı hatırlayarak ‘“İlleri var bizim ile benzemez” diyerek geleneksel tatlarımızı aramaya başladık. Daha önce tanışamadıkları
‘Hamburger salgınına tepki ile başlamış’
Slow Foof Vakfı’nın hamburger salgınından ibaret olduğunu vurgulayan firma; “Bu uyanma hareketi bütün dünyada paralel bir şekilde gelişmiştir. Slow Food Vakfı önce İtalya’da ülkelerine gelen hamburger salgınına tepki vererek ulusal olarak başlamış, sonra uluslararası harekete dönüşmüştür. 160 ülkede, 100.000 aktivist
ile pek çok iş gerçekleştirmis
Biz de bu işlerin parçasıyız, bizim temel gıdamız peynir-ekmek olduğuna göre Slow Cheese diyoruz. Ağzımızın tadı hiç bozulmasın...
Slow Food Yaveş Gari Bodrum Yerel Grubu; 150 üyesi ile gönüllü yerel bir sivil toplum hareketi olmakla beraber, Muğla yöresindeki güvenilir, sağlıklı ve geleneksel yöntemler ile üretilen lezzetlere ve yok olmaya yüz tutan yemek kültürümüze sahip çıkan çiftçileri, lokantacıları ve çiftçi pazarlarını destekliyor. Merkezi İtalya’da, iyi, temiz, adil gıdaya ulaşmayı hedefleyen, dünyada 1300 grup ve 100.000 üyeden oluşan bir harekettir.
'Bulunmaz bir kaynak'
Nuh’un Ambarı’nın (Ark of Taste) ise, 1996'da oluşturulmuş, unutulmuş ve tehdit altındaki gıda ürünlerini korumaya yönelik bir katalog olması, bu ürünleri farklı ürün kategorilerinde kaydederek - meyveler, sebzeler, hayvan ırkları, peynirler, vs.- kaliteli gıdayı destekleyen ve kullananlar için bulunmaz bir kaynak sunduğu ifade edildi. Nuh’un Ambarı şu anda 83 ülkeden 1340 gıda ürününe sahip olmaktan gurur duymakta ve bu sayı giderek artmaktadır. Nuh’un Ambarı ile ilgili en güncel bilgilere Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı’nın internet sitesinden ulaşılabilir,” denildi.
http://www.slowf
Slow Food Presidia, projeleri hakkında detaylı bilgi veren Slow Food firması, yok olma riski taşıyan ürünlerin kaliteli üretimini desteklediklerini; kendine özgün bölge ve ekosistemleri koruduklarını; geleneksel üretim metotlarını geri kazandırdıklarıyla birlikte, yerli türleri ve yerel bitkileri muhafaza ettiklerini dile ggetirdiler.
Öte yandan, her proje küçük ölçekli üreticileri kapsarken, üretimlerinin kalitesini arttırmak için teknik destek veriyorlar. Yeni pazarlar bulunuyor ve büyük Slow Food etkinliklerinde uluslararası üreticilerle takas imkânı sunuluyor. Her Presidia projesi, üreticilerle bir ”üretim protokolü” hazırlar ve böylece tamamıyla izlenebilirken, zanaat kullanılan ve yüksek kaliteli üretim için bir araç yaratır. Bu protokol, üreticilerin kimyasal işlemleri azaltmasını veya tamamen bırakmasını; hayvan haklarına saygılı yöntemlerin kullanılmasını; yerel ırkların ve sebze türlerinin korunmasını; mümkünse ekolojik paketleme yapılmasını ve yenilenebilir enerjinin desteklenmesini içerir. Dünyada 60'tan fazla ülkede 400'ün üzerinde Presidia bulunduğunu açıkladılar.
HABER MERKEZİ