Tarih: 23.02.2017 16:17

Cumhurbaşkanına suikast davasında dördüncü gün

Facebook Twitter Linked-in

 
Cumhurbaşkanına suikast davasının dördüncü günü Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Sanıklar sabah saatlerinde duruşma salonunun arka bölümünden duruşmanın yapılacağı salona alındı.
15 Temmuz Darbe kalkışlmaşısında Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan FETÖ’nün suikast timinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki davasında dördüncü güne gelindi.
Muğla Ticaret ve Sanayi Odası salonunda devam eden duruşmada 44’ü tutuklu üçü firar 47 sanık bulunuyor. Duruşmanın ilk üç gününde suikastta önemli rol oynayan rütbelilerin ifadeleri alındı. SAT, MAK ve Özel kuvvetlerde görevli darbeci askerlerin duruşma salonuna getirilişi esnasında yine geniş güvenlik önlemleri alındı. Duruşma salonuna yakın adliye ve Muğla Barosu ile duruşmanın yapıldığı Muğla Ticaret ve Sanayi Odası çatılarında Özel Tim ekipleri görev aldı.
 
15 Temmuz Derneği’nin müdahilliği kabul edilmedi
 
15 Temmuz darbe girişimi sonrası kurulan 15 Temmuz Derneği’nin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden suikast timi davasında müdahil olma talebi mahkeme heyeti tarafından kabul edilmedi. Müşteki avukatı müdahillik talebini kabul ederken, Savcılık makamı dernek tüzüğünün ve kurucularının incelenmesini istedi. Mahkeme heyeti yaptığı değerlendirme sonrası oy birliği ile derneğin müdahillik talebini reddetti.
  Davaya müdahil olmak için başvuru yaptıklarını açıklayan 15 Temmuz Derneği Başkanı Tarık Çebik, “15 Temmuz Derneği olarak buradayız. Müdahil olmak için buradayız. Bir anlamda sürece mağdurların yanında ve destek olmak için, ayriyeten buradayız. Bu işin hukuki kısmı. Biz burada gönül olarak buradayız. Bu davaların görülüyor olması bizleri mutlu ediyor. Çünkü adaletin bu denli hızlı başlayıp, hızlı sona ermesi bizlerin gönlüne su serpecek. Bizler hak ettiği şekilde cezayı almalarını da bekliyoruz. 15 Temmuz Derneği bu sürecin içinde yer alacak. Nasıl içinde yer alacak. Burada mağduriyetler oluşturmak istiyor bir takım kesim. Burada mağdur olan vatan, millet, burada mağdur olan 247 şehidimiz ve 2 bin 500 yakın gazimiz. Burada mağdur olan biziz. Dolayısı ile biz hiçbir kesimin, hiç bir kişinin bu mağduriyetleri doğurup da kendisine paye alacak, vesile olacak bir hamlenin atılmasını önleyeceğiz. Bu yüzden buradayız. Bu öyle bir örgüt ki, bu hakimlerimizin de işini kolaylaştıracak bir noktada. Bu örgüt yalanı, riyayı, sahterkârlığı son derece iyi bir şekilde yapan, bu noktada çok mahir kişiler. Bunu yapıyorlar ki yalanı da var, riyası da var. Devlet kademelerinde karar verecek çok hızlı yol alıyorlar. Evrakta sahtekârlık, fiili sahtekârlık, bunların hepsini beraber yaşamış olduk. Bu noktaları niye söylüyorum. Bu toplumun da kanayan bir yarasına hem belirtme anlamında, hem de hakimlerimizin daha da işlerini kolaylaştıracak anlamında. Bu örgüt Allah’a değil, FETÖ’ye tapan bir örgüt. Bu cümle zaten bu örgütün her şeyi. Bugün görülen davada da milletin temsilcisi Cumhurbaşkanımızı da öldürmek üzere gelmiş olanların davası. Şu anda 7 tane dava var görülen. Bundan önce Silivri’de idik. Ankara’da Ömer Halisdemir davasına da gitmiş olacağız. Biz Türkiye’de 15 Temmuz hain darbe girişimi ile alakalı nerde ne varsa hepsine müdahil olacağız” dedi.
  15 Temmuz gecesi Şehitler Köprüsünde vurularak gazi olan dernek üyesi İlhami Çil, “15 Temmuz gecesi Şahitler Köprüsünde vurularak gazi olduk. Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman bu milletine sahip çıktığı için, şehit yakınlarımıza ve gazilerimize sahip çıktığı için biz de Cumhurbaşkanımızı ilgilendiren böyle bir davada yalnız bırakmamak uğruna buraya gelerek bu davaya müdahil olmak istedik. 15 Temmuz ile ilgili bütün davalara müdahil olacağız ve bunun mücadelesini veriyoruz” dedi.
 
Sagun: “Cumhurbaşkanına suikast emri verilmedi”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik 15 Temmuz gecesi Marmaris’te gerçekleştirilmek istenen suikast timinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmasının dördüncü gününün sabah bölümünde Özel Kuvvetlerde görevli Yüzbaşı Bahadır Sagun ve Üsteğmen Murat Köse’nin ifadesi alındı.
  Duruşmanın dördüncü gününde 9’uncu sanık olarak Özel Kuvvetlerde görevli Yüzbaşı Bahadır Sagun, Ben o gece Cumhurbaşkanı'nı almaya gideceğimizi İzmir’de öğrendim. Gökhan Paşa bizlere ‘TSK yönetime el koydu. Marmaris’e gidiyoruz’ dedi. Cumhurbaşkanı'na suikast emri verilmedi. Sadece sağ ele geçireceğimiz söylendi. Ben komutanımın bana verdiği emirleri yerine getirdim.  Marmaris’e gittiğimizde helikopter ile otele 500-600 metre uzaklıkta sahile iniş yaptık. Sahile indikten sonra kırmızı tişörtlü birisi bizi karşıladı. İsmini bilmediğim bu kişi bizi Cumhurbaşkanı'nın kaldığı yöne doğru yönlendirdi. O olmasaydı Cumhurbaşkanı'nın kaldığı konutu bulamazdık. O esnada polisler helikoptere ateş açtı. Helikopterden de polislere karşılık verildi” dedi.
  Sanıklardan Murat Köse ise, “15 Temmuz günü önceden tanıdığım Şükrü Seymen Binbaşı ile buluşarak önce Atatürk Havalimanı, daha sonra İzmir Çiğli’ye gittik. Ben üst seviyede terör örgütü liderine operasyon yapılacağını düşündüm. Çiğli’de bizi Gökhan Paşa karşıladı. Teçhizatlarımızı kuşandıktan sonra Gökhan paşa, TSK’nın yönetime el koyduğunu söyledi. Şükrü Binbaşı VİP görevimizin bulunduğunu, Cumhurbaşkanı'nın sağ salim alınacağını söyledi. Benim kafamda soru işaretleri oluştu. Piste gittiğimizde Gökhan paşaya Cumhurbaşkanı'nı ne vasıfla alacağımızı sordum. Kendisi bana görevin Genelkurmay Başkanlığından geldiğini söyledi ve bu emre uymamı istedi. Başka bilgi vermedi. Marmaris’e iniş yaptık. İlerlemeye başladık. Turban Otel’e girdik. Bize doğru polisler tarafından ateş açıldı. Çatışma çıktı. Bir süre sonra koruma polisleri teslim oldu. Bizim olduğumuz bölgeye gelen polislere silahlarını atmalarını söyledik. Bir süre sonra da bize Cumhurbaşkanı’nın burada olmadığı bildirilerek tahliye edilmemiz istendi. Dönerken tekrar silah sesleri geldi ve üzerimize ateş edildi. Biz kendimizi otele attık. Binadan ayrıldık ve sahilde metruk bir binaya girdik. Sahil bölgesinde çatışma oldu. Burada baskı kapsamında birkaç el ateş ettim. Bölgeden ayrılarak araziye gittik. Bu süreçte ben de teslim olma düşüncesi vardı. Ama grupta teslim olursa öldürülme şüphesi hakimdi. Yakalandığımız yerde biz zaten teslim olmayı karar vermiştik” dedi.
  Murat Köse mahkeme heyetine emniyette verdiği ifadesinde Şükrü Seymen’in koruma polislerini darp ve hakaret ettiği ifadelerini baskı ile verdiğini söyledi.(İHA)



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —