Tarih: 21.02.2017 16:45
Zekeriya Kuzu iddiaları reddetti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast timinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması devam ediyor. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Paşa lakaplı Zekeriya Kuzu’nun ifadesi alınmaya başlandı. Kuzu mahkeme heyeti tarafından yüzüne okunan tüm suçlamaları reddetti.
Zekeriya Kuzu, “Mahkemeden çok memnunun. Kendim ve arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum” dedi. Kuzu’nun bu sözleri üzerine söz isteyen sanıklardan Gökhan Şahin Sönmezateş 'Kimse benim adıma teşekkür edemez’ diye bağırdı.
İfadesini sürdüren Kuzu, “Medya bazında herkes bana yükleniyor. 7 aydır ceza evindeki bahçeye dahi tek başıma çıkıyorum. Emniyet ve savcılıktaki ifadelerimin hiç birisini kabul etmiyorum. Hepsini baskı ve tehdit altında verdim. Emniyette sorgumu yapanlar beni ailemle, çocuklarımla tehdit ettiler. Ben inançlı birisiyim. İnancım sayesinde bugüne kadar ayakta durdum. 52 yaşındayım” dedi.
“Bizler için deliler ekibi derler"
Milliyetçi ve vatanperver birisi olduğunu ileri süren Kuzu, “Ülkü ocaklarında yetiştim. Bunu da ilk defa söylüyorum. 30 yıl boyunca MAK timinde görev yaptım. Benim hayatım insan kurtarmaktır. Bizler için deliler ekibi derler. Biz vatanseveriz, bayrak için ölürüz. MAK timi bayrak için canını verir. Bizlere ‘Deliler ekibi’ derler” sözünün ardından Gökhan Şahin Sönmezateş ayağa kalkarak ‘Ben deliler ekibinden değilim’ diye bağırdı.
“Benim yüzümden uzman çavuş oğlum tutuklandı"
Mahkeme başkanının FETÖ terör örgütü ile bağlantısı sorması üzerine FETÖ ile sadece oğlunun okulundaki Arif isimli Müdür ile görüştüğünü belirten Kuzu, “Oğlum onların okulunda okuyordu. Oğlumun etrafında uyuşturucu kullanan arkadaşları vardı. Okul Müdürü Arif Bey ile oğlum adına konuştum. Bazen okulda, bazen Arif Bey’in evinde bazen de bizim evimizde oturup görüşmelerim olmuştur. Benim diğer oğlum Uzman Çavuştur. Benim adım yüzünden şu an tutuklandı. Artık hiçbir gelir kaynağımız yok. Ben tüm suçlamaları ailemin can güvenliğini korumak için kabul ettim. Baskı ve şantaj altında ifade verdim” dedi.
“1 Dolar F sersi değil, B serisi"
Mahkeme başkanı ‘İfadende bir doları Arif Bey bana verdi. Bu paranın Amerika’dan hoca tarafından okunarak gönderildiğini söylemişsin. Bu konuda ne diyorsun’ sorusuna Kuzu, “İfademin yüzde 99’unu kabul etmiyorum. Arabamda bir dolar bulundu. O dalar da F serisi değil, B serisi imiş. O bir doları da iki ay önce bana teslim ettiler. FETÖ terör örgütü ile hiçbir bağlantım yoktur” dedi.
"Ramazan komutanım hakkını helal etsin"
Bunun üzerine mahkeme Başkanı Kuzu’ya, ‘Taner Berber, Ramazan Elmas, Yakup Özcan gibi 57 kişinin FETÖ’cü olduğunu FETÖ/PDY örgütü üyesi olduklarını söylemişsin. Bu konuda ne diyeceksin’ diye sordu. Kuzu “O isimlerin hepsi uydurmadır. İsimleri söylemem için liste benim elime verildi. Ben de söyledim. Bana zorla yazdırdılar. Bu arada Sayın Başkanım Ramazan Elmas komutanım da ismini verdiğim için bana hakkını helal etsin” dedi. Mahkeme başkanı da ‘Kendi içinizde helalleşin’ dedi.
“Avukatım engelliydi”
Zekeriya Kuzu, kendisi ile ilgili iddiaların tümünü reddederken suçu avukatına attı. Mahkeme başkanı iddiaları okumadığını belirtmesi üzerine Kuzu, “Avukatım görme engelliydi. Hatta imza attığı sırada ‘Şuraya imzala’ diyerek imza attırdılar” şeklinde konuştu.
“Taner binbaşı terör operasyonuna gidileceğini söyledi”
Mahkemede ifadesini sürdüren Kuzu, “Taner Berber binbaşım ile birlikte nezaket ziyareti yapmak için Tuğgeneral Gökhan Sönmezateş’in odasına gittik. Sönmezateş ile kısa bir süre sohbet ettikten sonra Taner binbaşıya ‘12 kişilik bir ekip oluşturabilir misin’ diye sordu. Daha sonra Taner Binbaşı üste kimlerin olup olmadığını araştırdı. 11 kişilik ekip bulununca ‘Ben de gelebilirim’ dedim. Daha sonra odadan çıktık. Başka konuşmalara şahit olmadım. Sonraki dakikalarda Taner Binbaşı bir terör operasyonuna gidileceğini söyledi. Ama hangi terör örgütü olduğu açıklanmadı. Orada bizim çevre güvenliğini alacağımız söylendi” dedi. Taner Binbaşının 15 Temmuz’dan kısa bir süre önce Ankara’ya toplantıya gittiğini ifade eden sanık Kuzu, “Taner binbaşının Ankara’ya gittiğini biliyorum. Ama o toplantıda ne konuşulduğunu bilmiyorum. Taner Binbaşı isimleri belirledi ve ekibi çağırdı. Ankara’dan gelen ekiplere silahlar verildi” dedi.
“Memlekette olup bitenden haberim yoktu”
Mahkeme Başkanının ‘Üst komutanının haberi var mıydı? şeklindeki soruya “Haberi yoktu” şeklinde cevap verdi. Mahkeme Başkanı bu defa ‘Nereye gidiyorsunuz diye sormadınız mı? sorusuna ise Kuzu “Ben emri Taner binbaşıdan alıyorum. Memlekette de olup bitenlerden haberim yoktu” şeklinde konuştu.
“Ateş edilince saklandım”
Helikoptere bindikten sonra uzun bir süre beklediklerini ifade eden Kuzu, “Helikoptere doğru yöneldik. Uzun bir müddet bekledik. Helikopter havalandı. Marmaris’e iniş yaptık. Gruplara ayrıldık. Özel kuvvetler bizim önümüzdeydi. Biz de MAK timleri olarak arkalarındaydık. Hedefe doğru yaklaştığımızda üzerimize ateş edildi. Ben de hemen saklandım. Şükrü Binbaşı ‘Çıkmazsanız roket atarız’ dedi. Onunu ardından hemen bir patlama oldu. Ama o patlama roket mi bilmiyorum. Ben silahımı hiç kullanmadım. Sadece iki el Çiğli’de ateş ettim. O ara can derdine düşüp saklandım. Bir kişi getiriliyordu. Daha sonra polisi olduğunu öğrendim ve düşünmeye başladım. Oraya gidene kadar Cumhurbaşkanını almaya gittiğimizi bilmiyordum. ‘Cumhurbaşkanı nereye gitti. Çabuk söyleyin’ diye duydum. İçeriden çıkartılan birine soruyorlardı. O an Cumhurbaşkanını öğrendiğim zaman şaşırdım. Şükrü Binbaşının elinde sürekli telefon vardı. Yoğun bir çatışma başladı. Sürünerek otele girdim. Mermiler geldiği için. Daha sonra gelen kişinin polis memuru olduğunu öğrendim. MAK ekibi kelepçeledi” dedi.
Kuzu:"Kimseyi gasp etmedim”
Mahkeme başkanının ‘Aranızda Himmet hareketinden olan var mı’ sorusu üzerine Kuzu, “Ben böyle bir konuşma hiçbir zaman duymadım” diyerek karşılık verdi. Mahkeme heyeti yine, polis memurlarının yağmalanması olayını sanık Kuzu’ya sordu. Kuzu, “Hiçbir memurun eline bile dokunmadım. Kimsenin üstünü aramadım. Kimseyi gasp etmedim” dedi.
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —