Önceki akşam Bodrum’un sevilen mekânlarından Mandalin Bar’da sahne alan İskender Paydaş ve orkestrası bu kez yalnızca AKUT yararına çaldı. Geceye Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, AKUT Bodrum ekip lideri Sadettin Uslu, Bodrum Mandalin Bar’ın işletme sahibi Atilla Serttaş ile çok sayıda AKUT gönüllüsü katıldı.
“İnsanı hayata tekrar bağlayanlardan biri AKUT’tur”
“Akut için Bodrum, Bodrum için Akut” sloganıyla düzenlenen gecede AKUT Bodrum ekibi, derneğe maddi manevi destek olan herkese teşekkür etti. Bodrum Belediye Başkan Kocadon, gecede yaptığı konuşmada; “AKUT ekibi, bizim için insanlık için çok önemli. Zaman zaman bunu farklı boyutlara, farklı yere çekenler de oluyor ama bizim için önemli olan insandır. Ne bay ne bayan. Asıl önemli olan İnsan ve insan hayatıdır. Çünkü zamanında müdahale edemeseniz kaybedersiniz, güzel gözlerinizle hayata bakamazsınız, nefes alamazsınız. Onun için bu güzel kuruluşu desteklemek hepimizin esasında en büyük görevi. Ben 18 yıldır, kiminizin yaşı kadar belediye başkanlığı yapıyorum. Halkımla iç içeyim. Bir yangında feryatların ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Bir sel baskınında insanların çırpınışını çok iyi bilirim. Ve bir kalp krizinde ambulansın bir dakika önce gelmesinin ne demek olduğunu da çok iyi bilen birisiyim. Onun için hayattan umudunuzu kestiğiniz anda yanınıza iple birisi sarkar ve ‘gel kardeşim, gir koluma’ der. Seni hayata tekrar bağlar. İşte bu, insanı hayata tekrar bağlayanlardan bir tanesi olan AKUT’tur arkadaşlar. Bunu lütfen unutmayın. Sadece Bodrum için ya da Muğla için değil; güzel ülkem için bu fedakar insanlar, her zaman görevlerinin başında. Zaman zaman geceleri yanlarına gidiyorum çaylarını içiyorum ve biliyorsunuz Bodrum Konacık bölgesinde AKUT’a çok güzel bir bina yapıyoruz. Daha önce yemekler yaptık. Bugün de sağ olsun Atilla kardeşim böyle güzel bir geceyi, bu binanın bitimi için Akut için bizler için bu geceyi hazırladı. Ben emeği geçen, nefes almamız için, hayata güzel gözlerimizle bakabilmek için bize umut olan, zor anlarımızda yanımızda olan Akut’a destek veren ve görevli olan herkese sonsuz saygılarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.” dedi.
Konuşmaların ardından AKUT Bodrum ekip lideri Sadettin Uslu ile Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, AKUT Bodrum’a sağladığı desteklerden dolayı mekan sahibi Atilla Serttaş’a ve Mandalin Bar ailesine teşekkür plaketlerini takdim etti. Gece, İskender Paydaş ve ekibinin konseriyle devam etti. Gecenin tüm geliri AKUT’un Konacık’ta yapımına başlanan ancak bir türlü bitirilemeyen operasyon binasının tamamlanması için derneğe bağışlacak.
AKUT 2008’den bu yana onlarca can kurtardı
2008’de kurulan ve o günden bu yana onlarca can kurtaran AKUT Bodrum ekibinin lideri Saadettin Uslu gazetemize verdiği röportajda, 4 yıl önce temeli atılan, 2016’nın son çeyreğinde inşaatına başlanan AKUT Operasyon Merkezi ile ilgili şunları dile getirmişti:
““AKUT uluslararası bir kurum. Biz bu bilgi yoğunluğunu paylaşalım istiyoruz. Gelsin itfaiyeci arkadaşlar, bir kurumda çalışan insanlara gaz konusunda eğitim verelim, kurtarma ya da sel konularında eğitim verelim. İnsanlar çok küçük nedenlerden dolayı hayatlarını kaybetmesin. Böyle bir eğitim merkezi düşünüyoruz buraya aslında, sadece bir operasyon merkezi değil. Antalya’dan İzmir’e kadar bu bölgede böyle bir eğitim merkezi yok. Buradaki kamu kurum ve kuruluşlarındaki insanlar hangi konularda eksikse gelsinler bilgilendirelim. Okullar gelsin, materyallerle eğitimlerini seminerlerini verelim istiyoruz. Çünkü ne kadar bilgili ve bilinçli toplum olursak o kadar afetlerden korunuruz. Bu bizim misyonumuz. İnsanlar afet karşısında ne yapacaklarını bilmedikleri için hayatlarını kaybediyorlar. Bedeli ağır oluyor, canla oluyor ya da ömür boyu sakat kalıyorlar. Hangi taraftan bakarsak, hiç kabul etmeyeceğimiz şeyler. Bu binayı bu nedenle istiyoruz. Biz zaten 8 senedir burada hasbel kader operasyonlarımıza gidiyoruz. Elimizdeki imkanlar çerçevesinde hiçbir operasyonu çevirmedik. Bundan sonra da yetebildiğimiz kadar çevirmeyiz. Ama bu yıl gönlülük için başvuran 40 kişiyi ben burada eğitemiyorum. Bu insanların bir çoğu bir süre sonra bu ufacık yerde eğitim yapmaktan dolayı gelmeyecekler, rahatsız olacaklar. Ya da ben verimli eğitim veremeyeceğim yerimin darlığından ötürü. Ama yerimiz olursa, 80-100 kişilik bir eğitim salonu var bu inşa etmek istediğimiz binanın içinde. Bir operasyon odamız var. Muğla’da, Bodrum’da ya da yakın adalarda oluşabilecek bir afeti yönetebilmek için. Bunun bütün teçhizatlarını en üst seviyede yapmayı planlıyoruz. İletişimi en iyi şekilde olsun istiyoruz ki o anda kontrol edebilelim. Diğer yandan, yangına gidiyoruz örneğin buradan, döndüğünüzde ya is, kan ter içinde ya da kışın da sel operasyonuna gittiyseniz çamur içinde oluyorsunuz. Ya o arkadaşlar bir an önce buradan evine gitmek zorunda kalıyor ya da işlerine gidemiyorlar. Bu durumda 1-2 saat yangına gidip dönüşte eve gidip duş alıp kıyafet değiştirince işe gitmeye vakit kalmayacağından gelmemeyi tercih edebiliyor operasyonlara. Ama burada çoklu bir banyomuz olursa, gelişmişlik de bunu gerektirir, operasyondan gelince duşunu alıp hayatına devam edebilir. Şu anda aktif kullandığımız bölüm de yatakhaneye çevrilecek. Şimdi bir ihbar geldiğinde örneğin arkadaşlarımız teyakkuz halinde bekliyor. Arkadaşlar geliyor buraya, saat 12.00, 01.00 oluyor. Ertesi gün işe gidecek insanlar arabaların içinde, sandalyelerin üzerinde uyuklamaya başlıyor. Bir süre sonra evlerine gidiyorlar. Saat 03.00’te operasyon patlarsa benim o saatten sonra o insanları yeniden buraya toplama şansım yok. Ya hemen buradan operasyona müdahale edip kurtarılmayı beklenen insana anında ulaşacaksınız ya da o insan orada beklerken hayatını kaybedecek. Bu binanın parası ile filan değerlendirilemez bu can kaybı. Biz o zaman bunun vicdani rahatsızlığını hep hissediyoruz. Van’da Aydınlar Apartmanı’ndan bir çocuğun çıkarılması operasyonunda bulundum. İki tane arkadaşı, ex olarak biri altında, biri üstündeydi. Bunun acısını biz kurtarmacı olarak yaşıyoruz. Tamam, birini kurtardık, mutluyuz ama eğer biz o insanları bu konuda eğitebilseydik, kaçmamaları gerektiğini öğretmiş olsaydık, güvenli noktalarda durmaları gerektiğini öğretmiş olsaydık bu insanlar ölmeyecekti.”
Haber: Yeliz Yavaş