Tarih: 24.11.2016 12:15

İşte Türkiye’nin “Yoksulluk Raporu”

Facebook Twitter Linked-in

DİSK-Genel-İş Sendikası Emek Araştırmaları kapsamında yürütülen “Gelir Dağılımı ve Yoksulluk Raporu” yayınlandı. TÜİK’in 2015 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması ile OECD’nin hazırlamış olduğu veriler kullanılarak hazırlanan raporun sonuçları çarpıcı. Rapora göre Türkiye’de gelir eşitsizliği her geçen gün artıyor. Türkiye’nin gelir eşitsizliğinde OECD ülkeleri arasında ilk sıralarda olduğu belirtilen rapora göre Türkiye’de zenginler yoksullardan 7,6 kat daha fazla gelir elde ediyor ve ülkede toplam istihdam içindeki 2,5 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Araştırmanın çarpıcı bir diğer sonucu ise toplumda çocuk sayısı arttıkça yoksulluğun da artıyor olması. Ayrıca toplumun %70’i ancak borçlanarak hayatlarını sürdürebiliyor.

 

İşte o araştırmadan çarpıcı satır başları:

Türkiye’de 11 milyon insan yoksul!

Gelir adaletsizliğin en önemli sonucu yoksulluktur. Dünya genelinde 1 milyar insan derin yoksulluk içinde yaşarken, 800 milyon insan ise açlık ve yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır. Derin yoksulluk içinde yaşayan yetişkin oranı ise yüzde 9,2‘dir.4 Dünya genelininde yarısı 18 yaş altındakiler olmak üzere 767 milyon insanın derin yoksulluk içinde yaşamaktadır. Diğer bir yandan ise, yaklaşık 385 milyon çocuk da derin yoksulluk içindedir.5 Ülkemizde yoksulluk sınırı ise 6.246 TL’dir ve 11 milyon 219 bin kişi yoksulluk sınırının altındadır.

 

Toplam istihdam içerisinde 2,5 milyon yoksulluk sınırının altında yaşıyor!

Gelir dağılımı eşitsizliğini etkileyen faktörlerden biri de o ülkede uygulanan istihdam biçimleridir. İstihdamda tam zamanlı ve güvenceli işlerin olduğu ülkelerde gelir dağılımı eşitsizliği az iken, istihdamda esnek, güvencesiz ve korumasız işlerin yaygın olduğu ülkelerde ise gelir dağılımı eşitsizliği daha fazladır.

Ülkemizde de güvencesiz, esnek ve kayıt dışı istihdamı teşvik eden neoliberal politikaların yaygınlaşması, emekçilerin gelir dağılımı eşitsizliğinden daha çok etkilenmesine, dolayısıyla yoksullaşmalarına neden olmaktadır. Tablo 5’de görüldüğü gibi, ülkemizde toplam istihdam içerisinde yoksulluk oranı yüzde 9,4 ve 2 milyon 521 bin kişi yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bu demek oluyor ki, toplam istihdam içerisindeki her 10 kişiden 1’i yoksuldur.

Çocuk sayısı arttıkça yoksulluk oranı da artıyor!                               

Dört kişilik ailelerin gelir ve yoksulluk durumlarına baktığımızda durumun emekçiler açısından daha da kötüleştiği görmekteyiz. Çünkü çocuk sayısı arttıkça yoksulluk oranı da artmaktadır. Tek çocuklu ailelerde yoksulluk oranı yüzde 8,6, iki çocuklu ailelerde yoksulluk oranı yüzde 15,1 iken, 3 ve daha fazla çocuğu olan ailelerde yoksulluk oranı yüzde 45,9 gibi oldukça yüksek bir düzeye çıkmaktadır. Bu veri, çocuk bakım hizmetlerinin kadınlara yüklenen bir sorumluluk olduğu düşünüldüğünde kadınların yoksulluktan daha çok etkilendiğini göstermektedir.

Toplumumuzun yüzde 70’i borçlanarak hayatlarına devam ediyor!

Gelir eşitsizliğinin ortaya çıkardığı sorunlar ve açlık veya yoksulluk sınırın altında elde edilen gelirler sonucu Türkiye’de yaşayanların yaklaşık yüzde 70'i hayatlarına borçlanarak devam ediyor. TÜİK verilerine göre 76 milyon 369 bin kişilik ülke nüfusunun yalnızca yüzde 32’sinin borcu bulunmazken, yüzde 68’i yani 51 milyon 930 bin 920 kişi borçlu yaşamaktadır. Bu borçlanma konut ve konut masrafları dışında kalan borçlanmadır.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —