Muğla Barosu Başkanı Av. Cumhur Uzun, Muğla’da düzenlenen Avukatlar Günü töreninde konuştu. Uzun konuşmasında 16 Nisan’da gerçekleştirilecek Anayasa maddeleri halkoylamasına da yer verdi.
Muğla Barosu Başkanı Uzun konuşmasında şunları söyledi:
“Sayın Başsavcım, Sayın Adalet Komisyonu Başkanım, Sayın İdare Mahkemesi Başkanlarım, Sayın Vergi Mahkemesi Başkanım, Değerli Basın Mensupları; kutsal savunmayı kendisine meslek edinmiş, demokrasinin, insan hakları ve hukuk devletinin yılmaz savunucusu, özgürlük savaşçısı, hak arayıcısı, avukat arkadaşlarım, çok değerli meslektaşlarım, can dostlarım.
“5 Nisan “Avukatlar Günü” nedeniyle düzenlediğimiz, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun kutsal emaneti Cumhuriyetimize bağlılığımızın ifadesi olarak burada gerçekleştireceğimiz törenimize, hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
“Öylesi kaygılar yaşatıldı ki…”
“Böylesi özel günlerde insan hep, mutluluktan ve sevinçlerinden bahsetmek, bayram tadında kutlamalar yapmak istiyor. Ancak öylesi kaygılı bir toplum olduk, öylesi kaygılar yaşatıldı ki, özel kutlama günlerimiz dahi kaygıyla ve endişeyle geçmeye başladı. Oysa biz, sadece hukukun evrensel ilkelerinin, ülkemiz hukukunda da üstün olmasını, kuvvetler ayrılığı ilkesinin, bizim demokrasimizin de bir temel ilkesi, milli egemenliğin, kayıtsız ve şartsız milletimizin elinde olmasını ve bunun kullanımının millete hesap verilebilir bir denetim içinde gerçekleştirilmesini istiyoruz.
“Hukuk devletlerinde, kişi hak ve özgürlüklerinin teminatı ve güvencesi anayasalardır. Anayasa taslağının halk oylamasına sunulduğu bu günlerde “Mevzu Vatansa Gerisi Teferruattır” özdeyişinde olduğu gibi, “Konu Anayasaysa Gerisi Teferruattır” anlayışı içinde, bugün mesleğimizin yasal ve fiili sorunlarına değinmeyeceğiz.
“Kabul edilmesi halinde…”
“16 Nisan günü halk oylamasına sunulacak olan anayasa taslağımız, ne yazık ki hukuk devleti ve demokrasimiz açısından oldukça kaygı verici maddeler taşımaktadır. Kabulü halinde evrensel hukuk normlarından ve ileri demokrasi anlayışından oldukça uzaklaşılarak “hukuk devleti” olmaktan maalesef çıkacağız.
“Hâkimin teminatı yoksa özgürlüklerin de güvencesi yoktur”
“Anayasa taslağında kuvvetler ayrılığı ilkesi terk edilmekte yürütmenin yasama ve yargı üzerinde etkin ve hatta baskın olması düzenlenmektedir. Kuvvetler ayrılığının olmadığı yerde hukuk devletinden bahsedilemez. Öte yandan; Anayasalarda güvence altına alınan insan hakları ve özgürlüklerin ihlalinin mümkün olmadığı, olası bir ihlalde de bağımsız yargı eliyle bu ihlallerin giderileceği düzenlenir. Bağımsız yargı, ancak tarafsız ve güvenceye sahip hâkimler eliyle sağlanır. Onun için anayasalarda hâkimlik teminatı getirilir. Hâkimin teminatı yoksa halkın da, özgürlüklerin de güvencesi yoktur ve orada adalet sağlanamaz.
“Adalet gecikemez, gecikmemelidir”
“Oysa; Ekmek, su, aş bulmak gecikebilir. Temele, taş bulmak gecikebilir. Devlete, baş bulmak gecikebilir. Ama adalet, ama adalet gecikemez, gecikmemelidir. Çünkü adalet, onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermek demektir. Bu nedenle devletin temeli adalet, adaletin temeli tarafsız ve bağımsız yargı, yargının temeli savunma, savunmanın da temsilcileri avukatlardır. Adalet ve hukuk için emek veren tüm dostların 5 Nisan Avukatlar Günü kutlu olsun.”